logo

Nehcü'l-Belağa
İmam Ali’nin Hutbeleri, Mektupları ve Hikmetleri

logo

Mektup 25 – Zekât Toplayıcısına Tavsiye

Çeviri

Hz. Ali, bu mektubu H. 36 yılında sadaka (zekât) işlerini yürütmesi için tayin etmiş olduğu kişiye yazmıştır:

 

Seyyid Razî ise şöyle diyor: Biz İmam’ın küçük veya büyük; önemli veya önemsiz tüm işlerde hakkı ikame etmeye verdiği önemi ve
nasıl adaletle hükmettiğini göstermek için vasiyetinin bir bölümünü burada zikrediyoruz:

Bir olan, hiçbir ortağı olmayan Allah’tan korkarak git, hiçbir Müslümanı korkutma, istemiyorsa topraklarına girme, onun
malından Allah’ın hakkı dışında fazla bir şey alma, bir kabileye varınca evlerine gitmeden sularının başına git, sonra vakar ve sükûnetle onlara doğru hareket et, yanlarına varınca da selâm ver ve selâm vermekte kusur etme. Sonra “Ey Allah’ın kulları! Allah’ın velisi ve halifesi, mallarınızdaki Allah’ın hakkını almam için beni gönderdi. Mallarınızda Allah’ın velisine vereceğiniz Allah’ın hakkı var mı?” de. Birisi yok derse, ısrar etme; hakkını verecek kimseyi bulduğun zaman da onu tehdit edip korkutmadan, kaba davranmadan, usulsüz muamele etmeden onunla beraber git. Altından, gümüşten ne verirse al.

Davarı, devesi varsa, hayvanların bulundu-ğu yere sahibinin izni olmadan girme. Çünkü onların çoğu sahibinin malıdır. Oraya girdiğinde zorbalıkla girerek sahibine eziyet etme. Hiçbir hayvanı ürkütüp korkutma, sahibini de o hayvandan dolayı tedirgin etme. Malı ikiye böl, sahibi hangi kısmı almak isterse onu almasına müsaade et, hangisini seçtiyse ona karışma. Geri kalanı da tekrar ikiye böl ve yine, onu iki bölükten birini almakta serbest bırak. Seçtiği, almak istediği hayvanlara dokunma. Böylece geriye Allah’ın hakkı kalıncaya kadar ayırmaya devam et ve bu şekilde Allah’ın hakkını ondan al. Eğer böldüğünü bozmanı isterse, is-teğine uy. Sonra, onları birbirine karıştır. Yine ilk yaptığın gibi yap, Allah’ın hakkı olanı alıncaya kadar bu işleme devam et. Yaşlı, işten düşmüş, hastalıklı ve özürlü olan hayvanı (zekât olarak) alma.

Aldığın malları da ancak dininden e-min olduğun, Müslümanların mallarına yumuşak ve iyi davranacak birine teslim et ki Müslümanların velisine (salim bir şekilde) ulaştırsın ve o da Müslümanlar arasında taksim et-sin. (Malların sağlam ulaşması için) Ancak onların iyiliğini isteyen, müşfik, koruyan ve emin olan, sert davranıp zarar vermeyen, malı koşturarak yormayan kişiyi vekil yap. Sonra, yanında toplanan malı da hemen bize yolla, biz de Allah’ın emrettiği yerde sarf edelim.

 

Malı ulaştırmak için gönderdiğin emin memuruna, deveyi yavrusundan ayırmamasını, yavruya zarar vereceğinden dolayı annenin bütün sütünü sağmamasını, develere binmede adil davranmasını, yorgunları dinlendirmesini, yürürken tökezleyen, yürümekte güçlük çeken hayvanları yavaş yürütmesini tembih et. Suya rastlayınca sulasın, otlağı bol olan yerden kuru yol kenarına sürmesin, zaman zaman o hayvanları dinlendirsin, sulak otlak yerlerde sulayıp otlatarak getirsin. Böylece Allah’ın izniyle bize semiz, yorulmamış, sağlam, dinç hâlde gelsinler ki, Allah’ın kitabına, Resulü’nün (s.a.a) sünnetine göre taksim edelim. Allah’ın izniyle bu, senin için ecir bakımından daha büyük ve olgunluğuna daha yakın bir iştir.