وَمِن دُعَاءٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
کانَ يَقُولُ إذا لَقِيَ الْعَدوَّ مُحارِباً
اللَّهُمَّ إِلَيْکَ أَفْضَتِ الْقُلُوبُ، وَمُدَّتِ الْأَعْنَاقُ، وَشَخَصَتِ الْأَبْصَارُ، وَنُقِلَتِ الْأَقْدَامُ، وَأُنْضِيَتِ الْأَبْدَانُ. اللَّهُمَّ قَدْ صَرَّحَ مَکْنُونُ الشَّنَآنِ، وَجَاشَتْ مَرَاجِلُ الْأَضْغَانِ. اللَّهُمَّ إِنَّا نَشْکُو إِلَيْکَ غَيْبَةَ نَبِيِّنَا، وَکَثْرَةَ عَدُوِّنَا، وَتَشَتُّتَ أَهْوَائِنَا (رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنا وَبَيْنَ قَوْمِنا بِالْحَقِّ، وَأَنْتَ خَيْرُ الْفاتِحِينَ).
Düşmanla karşılaştığı zaman şöyle buyurmuştur:
Allah’ım! Kalpler sana yönelip bağlanmış, boyunlar sana uzanmış, gözler sana dikilmiş, ayaklar sana doğru hareket etmiş, bedenler sana itaat için yıpranmıştır. Allah’ım, gizli olan kötülük açığa çıktı, içlerindeki kinler kaynayıp taştı. Allah’ım, Peygamberimizin olmayışını, düşmanımızın çokluğunu, arzularımızın perişan oluşunu sana havale ediyoruz.
“Rabbimiz, kavmimizle aramızı hak ile aç! Açanların en hayırlısı sensin.”1
…
1- A’raf/89
Düşmanla karşılaşınca duâları.
Allah’ım, gönüller sana bağlanmıştır; boyunlar sana uzanmıştır; gözler sana dikilmiştir; ayaklar senin yolunda direnmiştir; bedenler senin yolunda zayıflamıştır.
Allah’ım, aramızdaki gizli düşmanlık meydana çıktı; gönüllerdeki kin kaynadı, coştu.
Allah’ım, Peygamberimizin, aramızda olmayışını, düşmanlarımızın çok oluşunu, dileklerimizin per- perişan bir hâle gelişini sana arzediyoruz, sana şikâyet ediyoruz, hâlimizi sana söylüyoruz. “Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasını hak üzere sen aç; sen açıcıların en hayırlısısın.”(A’râf,78).