وَ مِن خُطبَةٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
فِي الحَثِّ على العَمَلِ الصّالِحِ
رَحِمَ اللّهُ آمْرَأً [عبدآ] سَمِعَ حُکْمآ فَوَعَى، وَ دُعِيَ إِلَى رَشَادٍ فَدَنَا، وَ أَخَذَ بِحُجْزَةِ هَادٍ فَنَجَا. رَاقَبَ رَبَّهُ، وَ خَافَ ذَنْبَهُ، قَدَّمَ خَالِصآ، وَ عَمِلَ صَالِحآ. آکْتَسَبَ مَذْخُورآ، وَ آجْتَنَبَ مَحْذُورآ، وَ رَمَى غَرَضآ، وَ أَحْرَزَ عِوَضآ. کَابَرَ هَوَاهُ، وَ کَذَّبَ مُنَاهُ. جَعَلَ الصَّبْرَ مَطِيَّةَ نَجَاتِهِ، وَ التَّقْوَى عُدَّةَ وَفَاتِهِ. رَکِبَ الطَّرِيقَةَ آلْغَرَّاءَ، وَ لَزِمَ آلْـمَحَجَّةَ آلْبَيْضَاءَ. آغْتَنَمَ آلْمَهَلَ، وَ بَادَرَ الْأَجَلَ، وَ تَزَوَّدَ مِنَ آلْعَمَلِ.
İnsanları iyi işlere teşvik etmektedir:
Hükmü duyduğunda tâbi olan, olgunluğa çağırıldığında gelen, bir yol göstericiye uyarak eteğine yapışana Allah rahmet etsin. Rabbinin emrini gözeten, ona karşı suç işlemekten korkan, rabbine ihlâsını sunan, salih amel işleyen, azığını hazırlayan, sakınılması gereken şeyden uzak duran, hedefe doğru ok atan, karşılığını (ahiret derecelerini) elde eden, hevasına karşı direnen, gönlünün yersiz isteklerini yalanlayan, kurtuluşu için sabrını binek yapan, takvayı ölümü için hazırlayan, nurlu yolda yürüyen, açık ve geniş hak yoluna sarılan, fırsatı ganimet bilerek sürekli ecele hazırlanma telaşını yaşayan ve amelini kendisine azık edinen kişiye Allah rahmet etsin.
Allah rahmet etsin o kişiye ki hükmü duyar, işitir de beller, tutar; doğru yola çağrılır da yaklaşır, o söze uyar; bir kılavuzun kemerine yapışır, eteğine sarılır da kurtulur gider. Rabbinin emrini gözetir; ona karşı suç işlemekten korkar; özü doğru olarak iyi işlere, kulluklara koyulur; iyi işlerde, kulluklarda bulunur. Azık olarak saklananı kazanır; çekinilmesi gereken şeyden kaçınır;oku atar, amacı vurur; karşılığını elde eder, bulur. Dilediğine karşı durur; isteğini yalancı bulur; sabrı, kurtuluşuna binek yapar; çekinmeyi ölüm günü için hazırlar. Apaçık, besbelli yola at sürer; bembeyaz, apaydın delile sarılır gider; fırsatı ganimet sayar, ecele hazırlanmaya yeler, kulluğu kendisine azıkeder.