Hz. Ali Kûfe hakkında şöyle buyuruyor:
Ey Kûfe! Adeta seni Ukaz pazarında tabaklanmış deri gibi, (düşmanların çizmeleri altında) ezilmiş-çekiştirilmiş görüyorum. Olaylar-hadiseler seni ayakları altında ezecek, sarsıcı belalar sırtına binecek. Ama aynı zamanda şüphesiz biliyorum ki seni kasteden her kötü zorbayı Allah-u Teâlâ bir belaya müptela kılar veya ona kendisini katleden birini musallat eder.
(Kufe’ye Hitapları:)
Ey Kufe, seni Ukâz 1 pazarında serilen tabaklanmış deri gibi çekilmiş, ezilmiş görüyorum ben. Hâdiseler, ayakları altında seni ezecek; sırtına binecek. Ama hiçbir zorbayı bilmem ki sana kötülük etmeyi dilesin de Allah onu, kendi derdiyle uğraştırmasın; bir öldüren gelmesin de onu oklayıp gebertmesin.
…
1 – Ukâz, Nahle’yle Tâif arasında bir pazar yeriydi. Câhiliyye devrinde, Zilka’de ayının başından itibaren orada toplanırlar, şâirler şiirlerini okurlar,
soylarını boylarını över-lerdi. Alış verişlerde bulunurlardı. Bu pazarda en fazla tabaklanmış Tâif derisi satılırdı. Kufe’ye kastedenlerin hemen hepsi bir derde uğramıştır. Ziyad bin Ebih; Küfelileri, Emir’ül-Müminin’e (a.s), hâşâ, sebb için mescitte toplatmışken perdecisi mescide gelip kendisine inme indiğini haber vermiş, oğlu Ubeydullah, cüzam hasta- lığına tutulmuş, sonunda öldürülmüş, Haccac, karnının derdinden gebermiş, Amr b. Hubayra ve oğlu Yûsuf, baras illetine uğramışlar, Hâlid, hapiste açlıktan ölmüş, Muhtâr, Yezid b. Mühelleb ve Mıs’ab da öldürülmüşlerdir.