وَمِن کلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
لَمّا مَرَّ بِطَلْحَةِ بْنِ عَبْدِاللهِ وَ عَبْدِالرَّحْمنِ بْنِ عَتّابِ بْنِ أُسَيْدٍ
وَهُما قَتِيلانِ يَوْمَ الْجَمَلِ
لَقَدْ أَصْبَحَ أَبُو مُحَمَّدٍ بِهذَا آلْمَکَانِ غَرِيباً! أَمَا وَ آللّهِ لَقَدْ کُنْتُ أَکْرَهُ أَنْ تَکُونَ قُرَيْشٌ قَتْلَى تَحْتَ بُطُونِ آلْکَوَاکِبِ! أَدْرَکْتُ وَتْرِي مِنْ بَنِي عَبْدِ مَنَافٍ، وَ أَفْلَتَتْنِي أَعْيَانُ بَنِي جُمَحَ، لَقَدْ أَتْلَعُوا أَعْنَاقَهُمْ إِلَى أَمْرٍ لَمْ يَکُونُوا أَهْلَهُ فَوُقِصُوا دُونَهُ!
Cemel günü öldürülmüş olan Talha ve Abdurrahman b. Attab b. Useyd’in yanından geçerken verdiği hutbedir:
Kuşkusuz ki, Ebu Muhammed (Talha) bu yerde garip kalmıştır! Dikkat buyurun, vallahi Kureyş’in yıldızların altında öldürülmüş olmasını hoş görmüyordum! Abdimenafoğulları’ndan intikamımı aldım.
Ama Cumahoğulları’nın ileri gelenleri elimden kaçıp kurtuldular. Onlar, ehil olmadıkları bir işe (hilafete) boyunlarını uzattılar. Fakat ona ulaşmadan bo-yunları kırıldı.