وَقَالَ عَلَيهِ السَّلَامُ
لاَ شَرَفَ أَعْلَى مِنَ آلْإِسْلاَمِ، وَ لاَ عِزَّ أَعَزُّ مِنَ التَّقْوَى، وَ لاَ مَعْقِلَ أَحْسَنُ مِنَ آلْوَرَعِ، وَ لاَ شَفِيعَ أَنْجَحُ مِنَ التَّوْبَةِ، وَ لاَ کَنْزَ أَغْنَى مِنَ آلْقَنَاعَةِ، وَ لاَ مَالَ أَذْهَبُ لِلْفَاقَةِ مِنَالرِّضَى بِالْقُوتِ. وَ مَنِ آقْتَصَرَ عَلَى بُلْغَةِ آلْکَفَافِ فَقَدِ آنْتَظَمَ الرَّاحَةَ وَتَبَوَّأَخَفْضَ الدَّعَةِ وَالرَّغْبَةُ مِفْتَاحُ النَّصَبِ وَمَطِيَّةُ التَّعَبِ، وَالْحِرْصُ وَآلْکِبْرُ وَآلْحَسَدُ دَوَاعٍ إِلَى التَّقَحُّمِ فِي آلذُّنُوبِ، وَ الشَّرُّ جَامِعُ مَسَاوِي آلْعُيُوبِ.
İslâm’dan daha yüce bir şeref, takvadan daha izzetli bir izzet, veradan (haram ve şüpheli şeylerden kaçınmaktan) daha güzel bir sığınak, tövbeden daha çok kurtarıcı bir şefaatçi, kanaatten daha zengin bir hazine ve rızka razı olmak kadar da fakirliği gideren bir mal yoktur. Kifayet edecek kadarıyla yetinen sürekli rahatlığa erer, esenliğe kavuşur. Dünyaya rağbet ise meşakkatin (veya bitkinliğin) anahtarı ve sıkıntının bineğidir. Hırs, kibir ve haset insanı günaha düşmeye çağıran şeylerdir; şer (kötülük) ise tüm çirkinlikleri toplayandır.