وَمِن خُطبَةٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
يَذْکُرُ فِيهَا آلَ مُحَمَّدٍ (صلي الله عليه و آله)
هُمْ عَيْشُ الْعِلْمِ، وَ مَوْتُ الْجَهْلِ. يُخْبِرُکُمْ حِلْمُهُمْ عَنْ عِلْمِهِمْ، وَظَاهِرُهُمْ عَنْ بَاطِنِهِمْ، وَ صَمْتُهُمْ عَنْ حِکَمِ مَنْطِقِهِمْ، لا يُخَالِفُونَ الْحَقَّ وَلا يَخْتَلِفُونَ فِيهِ. وَ هُمْ دَعَائِمُ الاِْسْلامِ، وَ وَلائِجُ الاِْعْتِصَامِ. بِهِمْ عَادَ الْحَقُّ إِلَى نِصَابِهِ، وَ انْزَاحَ الْبَاطِلُ عَنْ مُقَامِهِ، وَ انْقَطَعَ لِسَانُهُ عَنْ مَنْبِتِهِ. عَقَلُوا الدِّينَ عَقْلَ وِعَايَةٍ وَ رِعَايَةٍ، لا عَقْلَ سَمَاعٍ وَ رِوَايَةٍ. فَإِنَّ رُوَاةَ الْعِلْمِ کَثِيرٌ، وَ رُعَاتَهُ قَلِيلٌ.
Bu hutbe de Ehlibeyt hakkındadır:
Onlar, (Ehlibeyt) ilmin hayatı ve dirilişi, cehaletin ölümüdürler. Hilimleri, size ilimlerinden, zahirleri batınlarından ve sükûtları konuşmalarındaki hikmetlerinden haber verir. Hakta ayrılığa düşmez, ona karşı durmazlar. Onlar, İslâm’ın direkleri ve halkın sığınaklarıdır. Hak, onlarla yerine gelir, batıl onlarla yerinden ayrılır ve dili kökünden kesilir.
Dinin hükümlerini işitip rivayet ederek değil, kavrayıp uygulayarak anlamışlardır. Çünkü ilmi rivayet eden çoktur, ama riayet/amel eden çok azdır.
ÂL-İ MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE ALEYHİM’İ, ANLATAN BİR HUTBELERİNDEN
Onlar ilmin hayatıdır, bilgisizliğin ölümü. Hilimleri ilimlerinden haber vermede, susuşları, söyleyişlerindeki hikmetleri bildirmededir. Hakka karşı durmazlar, onda aykırılığa düşmezler. Onlar İslâm’ın direkleridir; onlar halkın sığınaklarıdır, hak onlarla yerini bulur; batıl, onlarla yerinden ayrılır; dili kökünden kesilir.
Onlar, dîni, onun hükümlerini kavramak, onlara riâyet etmek suretiyle anlamışlardır; duymak, rivâyet etmek yoluyla değil. Çünkü ilmi rivâyet edenler çoktur; ona riâyet edenlerse pek o kadar yoktur.
…
255, Dahhâk b. Kays için de aynı cildin 104-105. sahifelerine bakınız.
Yukarıdaki izâhâtı Avlunyalı Süreyyâ’nın “Fetret’ül- İslâm”ından naklettik, s.
168-171). Akıyl’in oğlu Müslim, İmâm Huseyn Aliyhisselâm tarafından
Küfe’ye gönderilmiş, orada şehit olmuştur; diğer oğulları da Kerbelâ’- da
şehâdet mertebesine erişmişlerdir.
Kendilerini sunmak üzere hediye getiren adam, Eş’as b. Kays’il-Kindî’dir.
Hz. Peygamber’in (s.a.a) vefâtından sonra dinden döndüğü rivayet
edilmiştir. Hz. Ali Aleyhisselâm’ın hilâfetinin son devrelerinde Haricî
olmuştu. Hazret-i Emir’in (a.s) şehâdetinde dahli olanlardan biridir. Tafsilât
için Tenki’ül- Makaal’e bakınız (c.1, s. 149).