وَمِن کلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
وَقَدْ سَمِعَ قَوْمآ مِنْ أَصْحابِهِ يَسُبُّونَ أهْلَ الشَّامِ أيّامَ حَرْبِهِمْ بِصِفِّينَ
إِنِّي أَکْرَهُ لَکُمْ أَنْ تَکُونُوا سَبَّابِينَ، وَ لَکِنَّکُمْ لَوْ وَصَفْتُمْ أَعْمَالَهُمْ، وَذَکَرْتُمْ حَالَهُمْ، کانَ أَصْوَبَ فِي آلْقَوْلِ، وَ أَبْلَغَ فِي آلْعُذْرِ، وَ قُلْتُمْ مَکَانَ سَبِّکُمْ إِيَّاهُمْ: اللَّهُمَّ آحْقِنْ دِمَاءَنَا وَ دِمَاءَهُمْ، وَ أَصْلِحْ ذَاتَ بَيْنِنَا وَ بَيْنِهِمْ، وَ آهْدِهِمْ مِنْ ضَلالَتِهِمْ، حَتَّى يَعْرِفَ الْحَقَّ مَنْ جَهِلَهُ،وَ يَرْعَوِيَ عَنِ آلْغَيِّ وَ آلْعُدْوَانِ مَنْ لَهِجَ بِهِ.
Sıffin Savaşı günlerinde bazı arkadaşlarının Şam halkına küfrettiklerini duyduğu zaman şöyle buyurdu:
Küfürbaz kişiler olmanızı kötü görüyor, hoşlanmıyorum. Ama onların yaptıklarını anlatsaydınız ve durumlarını hatırlatsaydınız, sözleriniz doğruya daha yakın olur ve özrünüz daha makbul düşerdi. Küfretmek yerine, sözünüz şu olmalıdır:
“Allah’ım, onların kanlarını da bizim kanlarımızı da koru, onlarla aramızı islah et, onları sapıklıklardan kurtarıp hidayete ulaştır da bilmeyen hakkı tanısın, sapıklıkta ve düşmanlıkta direnen vazgeçsin.”
Savaşırlarken ashabından bâzılarının Şamlılara sövdüklerini duyunca buyurdular ki:
Sizin sövücü kişiler olmanızdan hoşlanmam, bu iş kötü gelir bana. Onların yaptıklarını söylediniz, hallerini andınız mı en doğru olarak söyleyeceğiniz, özür bakımından da geçerli olarak diyeceğiniz söz şu olmalı; onları söveceğiniz yerde deyin ki:
Allah’ım, onların da canlarını koru, bizim de canlarımızı koru. Onlarla aramızı uzlaştır; onları sapıklıklarından kurtar, hidâyete ulaştır; böylece de bilmeyen, hakkı tanısın, sapıklıkta direnen, ondan vazgeçsin, ayrılsın.