logo

Nehcü'l-Belağa
İmam Ali’nin Hutbeleri, Mektupları ve Hikmetleri

logo

Hutbe 150 – Büyük Olaylara İşaret 1

Çeviri

Gelecekle ilgili olayları haber vermekte ve bir grub dalalet ehlini nitelendirmektedir:

Olgunluk yolunu terk ederek azgınlık yoluyla sağı solu tuttular. Beklenen ve gelecek olan şeyi istemede acele etmeyin, yarının getireceği şeyin gelişini uzak sanmayın (pek yakında gelecek). Nice acele eden var, ona ulaştığında keşke ulaşmasaydım der! Bugün yarının gelmesine ne kadar da yakındır!

 

Ey insanlar! Bu, vaat edilenin gerçekleşeceği vakittir; tanımadığınız fitnelerin görülmesi yakındır. Haberiniz olsun, kim bizden aydınlatıcı ışık elde ederse orada nurlu bir meşaleyle yürür, salihler gibi yol alır, böylece bağları çözer ve tutsakları azat eder. Batıl topluluğu dağıtır, ayrılığa düşmüş topluluğu bir araya getirir. Dikkatle bakanın bile göremeyeceği, izleyenin izini bulamayacağı şekilde insanlardan gizli olarak yaşar. Sonra bir grup bu fitneler içinde körleşmiş kılıcını biler gibi basiretini biler. Kur’ân’ın nuru gözlerini ışıtır; tefsirle anlayışları keskinleşir ve hikmet kâsesinden sabah akşam içerler.

…(Dalalet ehline gelince) Zilletleri tamamlansın ve (Allah’ın nimetlerinin) değişimine müstahak olsunlar diye müddetlerini uzattık. Sonunda verilen mühlet sona erdi. Bir grup imtihan edici fitnelerin üzerine yürüdü ve (hak yolunda) kılıçlarını çekerek savaşmaya koyuldular. Onlar direnişlerinden dolayı Allah’ı minnet altında bırakmadılar; hak uğrunda nefislerini feda etmelerini büyük görmediler. Kazanın/kaderin gerçekleştiğine hükmedildikten sonra imtihan dönemi bitti. Basiretle kılıç salladılar ve öğüt verenin emriyle Rablerine yakınlaştılar. Bu, Resulullah’ın (s.a.a) vefatına kadar böyle devam etti.

Ondan sonra bir bölük, topukları üzerinde geri döndüler. Helak edici çeşitli yollarda yürüdüler. İçlerinden geçen batıl inançlara dayandılar. Yakın olmayanlarla birleştiler, sevgileri emredilen sebebi (Ehlibeyt’i) terk ettiler, binayı temelinden söküp, başka bir yerde kurdular. Onlar her hatanın kaynağı, insanı şaşırtan her şiddetin, aşırılığın kapısıdır. Şaşkınlıkta bocaladılar, sarhoşlukta kendilerinden geçtiler. Firavun ehlinin sünnetine uyarak, bir kısmı dünyaya bağlandı, bir kısmı da dinden ayrılıp din düşmanı oldu.