Vefatından önce şöyle buyurmuştur:
Hutbe 149 – Vefatından Önce
Çeviri
Vefatından önce şöyle buyurmuştur:
Ey insanlar, her kişi kaçışında, kaçtığı şeyle karşı karşıya gelir. Ecel herkesin (ölüme) sevk edildiği meydandır. Ondan kaçmak, ona erişmek demektir. Allah’ın gizli olmasını murat ettiği bu işin gizli yönünü araştırmak için günlerce araştırdım. Ama hayır! Bu ilim (detay açısından) gizlenmiştir.
Vasiyetime gelince…
Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayın, Muhammed’in (s.a.a) sünnetini yitirmeyin. Bu iki direği ayakta tutun ve bu iki ışığı yakın. Bunları terk edip kaçmazsanız, yerilmezsiniz. Herkese gücünün yeteceği kadar yüklenmiştir. Cahillerin yükü de hafifletilmiştir. Rahmet eden bir Rab, doğru bir din ve bilen bir imam var. Dün sizin bir arkadaşınızdım, bugün size ibretim, yarın da sizden ayrılacağım. Allah beni de sizi de bağışlasın.
Ayağım bu kaygan yerde kaymadan sabit kalırsa (ölmezsem) sözüm budur. Eğer ayağım kayarsa (ölürsem, o zaman da diğerleri gibi), dalların gölgesinde, rüzgârların estiği yerlerde, havada dağılıp giden bulutların altında ve yeryüzünde izleri silinen kimselerden oluruz.
Bedenimin birkaç gün sizinle arkadaşlık ettiği komşunuzdum. Pek yakında benden size ancak hareketten sonra sakinleşmiş, konuştuktan sonra susmuş cansız bir beden kalacak.
Cansız bedenim, yumulmuş gözlerim, hareket edemeyen azalarım, size öğüt verecek. Bu öğüt, ibret alanlar içindir. Bu; tesirli konuşmadan, dinlenilen sözden daha çok etkileyicidir.
Sizinle dostlarla buluşmaya giden kimse gibi veda ediyorum. Yarın bu günlerimi görüp düşüneceksiniz, size sırlarım açılacak, benim yerime bir başkası geçtikten sonra tanıyacaksınız beni.