وَمِن کلامٍ لَهَ عَلَيهِ السَّلامُ
عِنْدَ عَزْمِهِ عَلَى الْمَسِيرِ إلَى الشَّامِ، وَهُوَ دُعاءٌ دَعا بِهِ رَبَّهُ
عِنْدَ وَضْعِ رِجْلِهِ فِي الرِّکابِ
أَللَّهُمَّ إِنَّي أَعُوذُ بِکَ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَرِ، وَکَآبَةِ آلْمُنْقَلَبِ، وَسُوءِ آلْمَنْظَرِ فِي آلْأَهْلِ وَآلْمَالِ وَآلْوَلَدِ. أَللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ فِي السَّفَرِ، وَأَنْتَ آلْخَلِيفَةُ فِي آلْأَهْلِ، وَلاَيَجْمَعُهُما غَيْرُکَ. لِأَنَّ آلْمُسْتَخْلَفَ لاَيَکُونُ مُسْتَصْحَبآ، وَآلمُسْتَصْحَبُ لاَيَکُونُ مُسْتَخْلَفآ!
Hz. Ali (a.s) bu hutbesinde kendisi için “savaşta gevşeklik ediyor” diyenleri reddederek insanları takvaya davet etmektedir:
Canıma andolsun, hakka karşı duranlara ve sapıklık yolunda yürüyenlere karşı savaşmak hususunda müsamaha ve gevşeklik göstermem. O hâlde ey Allah’ın kulları, Allah’tan korkun. Allah’tan, yine Allah’a (hışmından rahmetine, azabından bağışlamasına adaletinden fazlına) sığının, size apaçık duran, apaydın olan yolda yürüyün. (Allah’ın) Sizi mükellef kıldığı şeyleri yerine getirin. Bugün kurtuluşa eremezseniz de, Ali sizin gelecekte kurtuluşa ereceğinizi garantiler.
Cemel’den Önce
Ömrüm hakkı için, hakka karşı duranlara, azgınlığa ayak basanlara karşı savaşmaktan hiç çekinmem, hiç gem kasmam. Allah kulları, korkun, çekinin Allah’tan; Allah’a sığının mekrinden; size apaçık duran, apaydın olan yola düşün, gitmeniz gereken yöne yönelin. Hemencecik üstünlüğe eremezseniz,1 ilerde erersiniz; Ali vaad ediyor bunu size; borçlu olsun size.
…
1 – Hemencecik erilecek üstünlük, dünyadaki zafer, iler- de erilecek üstünlükse âhiret mükâfatıdır.