وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى أَهْلِ الْکُوفَةِ عِنْدَ مَسيرِهِ مِنَ الْمَدينَةِ إلَى الْبَصْرَةِ
أَمَّا بَعْدُ، فَإِنِّي خَرَجْتُ مِنْ حَيِّي هَذَا: إِمَّا ظَالِماً وَإِمَّا مَظْلُوماً؛ وَإِمَّا بَاغِياً وَإِمَّا مَبْغِيّاً عَلَيْهِ. وَإِنِّي أُذَکِّرُ اللهَ مَنْ بَلَغَهُ کِتَابِي هَذَا لَمَّا نَفَرَ إِلَيَّ، فَإِنْ کُنْتُ مُحْسِناً أَعَانَنِي، وَإِنْ کُنْتُ مُسِيئاً اسْتَعْتَبَنِي.
Medine’den Basra’ya doğru hareket ederken Kûfe halkına yazmış olduğu mektup:
…Zalim veya mazlum; isyan etmiş veya kendine isyan edilmiş olarak buradan ayrılıyor ve burayı terk ediyorum. Bu mektubumun kendisine ulaştığı herkese Allah’a hatırlatıyorum ve yanıma gelmesini; şayet iyi yoldaysam bana yardım etmesini, kötüysem kötülüğü terk etmem için beni uyarmasını istiyorum.