وَ مِن کِتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى قُثَمِ بْنِ الْعَبّاسِ وَهُوَ عامِلُهُ عَلى مَکَّةَ
أَمَّا بَعْدُ، فَإِنَّ عَيْنِي ـ بِالْمَغْرِبِ ـ کَتَبَ إِلَيَّ يُعْلِمُنِي أَنَّهُ وُجِّهَ إِلَى الْمَوْسِمِ أُنَاسٌ مِنْ أَهْلِ الشَّامِ الْعُمْيِ الْقُلُوبِ، الصُّمِّ الأَسْمَاعِ، الْکُمْهِ الأَبْصَارِ، الَّذِينَ يَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ، وَ يُطِيعُونَ الْمَخْلُوقَ فِي مَعْصِيَةِ الْخَالِقِ، وَ يَحْتَلِبُونَ الدُّنْيَا دَرَّهَا بِالدِّينِ، وَ يَشْتَرُونَ عَاجِلَهَا بِآجِلِ الأَبْرَارِ الْمُتَّقِينَ؛ وَ لَنْ يَفُوزَ بِالْخَيْرِ إِلاَّ عَامِلُهُ، وَ لا يُجْزَى جَزَاءَ الشَّرِّ إِلاَّ فَاعِلُهُ فَأَقِمْ عَلَى مَا فِي يَدَيْکَ قِيَامَ الْحَازِمِ الصَّلِيبِ، وَ النَّاصِحِ اللَّبِيبِ، التَّابِعِ لِسُلْطَانِهِ، الْمُطِيعِ لإِمَامِهِ. وَ إِيَّاکَ وَ مَا يُعْتَذَرُ مِنْهُ، وَ لا تَکُنْ عِنْدَ النَّعْمَاءِ بَطِراً، وَ لا عِنْدَ الْبَأْسَاءِ فَشِلاً، وَالسَّلامُ.
Mekke valisi Kutem b. Abbas’a yazdığı mektup:
Batıdaki gözetme memurum, hac mevsiminde Şam halkından kalpleri kör, işitme duyuları sağır, basiretleri doğuştan kör olan bazı insanları gönderdiğini bana yazarak bildirdi. Onlar, hakka batıl ile varmak istiyor, yaratana isyan ederek yaratığına itaat ediyorlar. Din perdesi altında dünyanın memesini sağıyorlar. Muttakilerin ve salihlerin seçtikleri ahireti, gelip geçici dünyaya satıyorlar. Hayrı, ancak işleyen kazanır. Şerrin cezasını da ancak işleyen çeker.
Oysa ileri görüşlü, ciddi, akıl sahibi, nasihat edici büyüğüne ve imamına tabi olan kimse gibi, elinde var olan bütün gücünle kıyam et.
Özür dileyeceğin işi yapmaktan sakın. Nimetlere gark olunca azma, belalara uğrayınca kendini dağıtma. Ve’s-Selâm.
(Allah’a hamd ü senâ, Rasûlüne ve soyuna salât ü selâmdan) Sonra, batıdaki gözetme memurum bana, onun Hac mevsiminde Şamlılardan gönül gözleri kör, an kulakları sağır, basiretleri anadan doğma a’mâ bâzı kişileri gönderdiğini yazdı. Onlar, hakkı batıla aramadalar. Yara-dana âsî olarak yaratılmışa uymadalar. Dünyânın memesinden din bahanesiyle süt sağmadalar. Allah’tan çekinen iyi kişilerin seçtikleri âhireti geçip gidiverecek dünyâya satmadalar. Hayırla ancak onu işleyen murâdına erer, kurtulur, şerrin cezâsını da ancak onu yapan bulur.
Elindeki güçle ayak dire, aklı başında bir öğütçü kesil. Emirine uyan, imâmına itâatte bulunan bir kişi ol. Sonradan özür dilemek zorunda kalacağın bir işi yapma. Nimetlere sâhip oldukça azan, sıkıntılara uğradıkça korkup kaçan kişi olma.