وَ مِن کِتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى مُحَمّدِ بْنِ أبي بَکْرٍ لَمَّا بَلَغَهُ تَوَجُّدُهُ مِنْ عَزْلِهِ بِالاْشْتَرِ عَنْ مِصْرَ، ثُمَّ تُوفي الأشترُ في تَوَجُّهِهِ إِلى هُناکَ قَبْلَ وُصُولِهِ إِلَيْها
أَمَّا بَعْدُ، فَقَدْ بَلَغَنِي مَوْجِدَتُکَ مِنْ تَسْرِيحِ الأَشْتَرِ إِلَى عَمَلِکَ، وَ إِنِّي لَمْ أَفْعَلْ ذَلِکَ اسْتِبْطَاءً لَکَ فِي الْجَهْدَ، وَ لا ازْدِيَاداً لَکَ فِي الْجِدِّ، وَ لَوْ نَزَعْتُ مَا تَحْتَ يَدِکَ مِنْ سُلْطَانِکَ، لَوَلَّيْتُکَ مَا هُوَ أَيْسَرُ عَلَيْکَ مَئُونَةً وَ أَعْجَبُ إِلَيْکَ وِلايَةً. إِنَّ الرَّجُلَ الَّذِي کُنْتُ وَلَّيْتُهُ أَمْرَ مِصْرَ کَانَ رَجُلاً لَنَا نَاصِحاً، وَ عَلَى عَدُوِّنَا شَدِيداً نَاقِماً، فَرَحِمَهُ اللهُ! فَلَقَدِ اسْتَکْمَلَ أَيَّامَهُ، وَ لاقَى حِمَامَهُ، وَ نَحْنُ عَنْهُ رَاضُونَ؛ أَوْلاهُ اللهُ رِضْوَانَهُ، وَ ضَاعَفَ الثَّوَابَ لَهُ فَأَصْحِرْ لِعَدُوِّکَ وَ امْضِ عَلَى بَصِيرَتِکَ، وَ شَمِّرْ لِحَرْبِ مَنْ حَارَبَکَ، وَ ادْعُ إِلى سَبِيلِ رَبِّکَ، وَ أَکْثِرِ الاِسْتِعَانَةَ بِاللهِ يَکْفِکَ مَا أَهَمَّکَ وَ يُعِنْکَ عَلَى مَا يُنْزِلُ بِکَ، إِنْ شَاءَ اللهُ.
Muhammed b. Ebu Bekir’in Mısır valiliğinden azledip yerine Malik b. Eşter’in tayin edilmesine canının sıkıldığını duyunca kendisine yazdığı mektup. Malik de henüz Mısır’a varmadan vefat etmişti:
Senin yerine Eşter’i vali olarak tayin etmeme canının sıkıldığını bana haber verdiler. Bunu işe ciddi olarak sarılmadığın, az çaba gösterdiğin için yapmadım. Seni hükmettiğin yerden aldım, ama daha kolay idare edebileceğin ve fazla seveceğin bir yere tayin edeceğim. Mısır’ın işlerini yönetmek üzere vali tayin ettiğim kişi bize öğüt veren, düşmanına karşı sert ve acımasız davranan bir kişiydi. Allah rahmet etsin, günlerini tamamlayıp ölümle buluştu. Kendisinden hoşnut olduğumuz hâlde vefat etti. Allah onu hoşnutluğuyla mükâfatlandırıp, ecrini kat kat versin.
O hâlde düşmanına karşı çık, tedbirle yürü, savaşırken seninle harb edene karşı çevik ol. Rabbinin yoluna çağır, Allah’tan çokça yardım dile, bu sıkıntılara karşı O, sana yeter ve başına gelen şeylere karşı sana yardım da eder inşallah.
Muhammed b. Ebi-Bekr’i (r.a) Mısır vâliliğinden azledip yerine Mâlik’ül-Eşter’i tayin ettikleri zaman Mâlik, Mısır’a gitmeden Muhammed’e yazdıklarımektup:
(Hamd ü senâ ve salât ü selâmdan) Sonra derim ki: Senin yerine Eşter’i tâyînime canın sıkılmış, bunu haber verdiler bana. Fakat bil ki ben bunu seni bu işte zayıf bulduğumdan, bu işe daha fazla sarılmadığından yapmadım. Seni hükmettiği yerden ayırdım ama daha kolay idâre edebileceğin, daha fazla seveceğin bir yere vâli tayin edeceğim. Mısır’a vâli olarak tâyîn ettiğim zat, bize karşı öğütçü, düşmanlara karşı çetin bir zâttı; Allah ona rahmet etsin; günlerini tamamladı, ölümle buluştu ve biz ondan razı olduğumuz hâlde vefât etti. Allah onu rıdvâniyle mükâfatlandırsın; sevâbını kat kat arttırsın.
Düşmanına karşı çık; tedbirle yürü; seninle savaşanla savaşmakta çevik ol; onları Rabbi’nin yoluna çağır; Allah’tan çok çok yardım iste ki bu, Allah izin verirse sıkıntılarında sana yeter; başına gelen şeylerde de sana yardım eder.