logo

Nehcü'l-Belağa
İmam Ali’nin Hutbeleri, Mektupları ve Hikmetleri

logo

Mektup 17 – Muâviye’nin Mektubuna Cevap (Sıffîn, Hicrî 37, Safer)

Çeviri

Muaviye’nin mektubuna cevap (Sıffin’de, H. 37, safer ayı):

Benden Şam’ı istemene gelince; dün seni men ettiğim şeyi bugün sana verecek değilim. “Savaş, Arap’ı yedi bitirdi; ancak yarım canlılar (ihtiyarlar, çocuklar ve kadınlar) kaldı” diyorsun. Şunu bil ki, hak uğrunda ölen cennete; batıl uğrunda ölen cehenneme ulaşmıştır. “Savaş ve adam bakımından eşitiz” demene gelince; senin şüphelerin için çabalaman, benim yakinim için çabalamamdan daha fazla değildir. Şam ehlinin dünya hırsı da, Irak ehlinin ahirete düşkünlüğünden daha fazla değildir.

 

Şimdi de “Biz de Abdumenafoğulları’yız” sözüne gelelim; biz de öyleyiz! Fakat Ümeyye, Haşim gibi; Harb (Ümeyye’nin oğlu) da Abdulmuttalip gibi; Ebu Süfyan da Ebu Talib gibi değildir. Muhacir, azat edilene benzemez; soyu belli olan, soyu şüpheli olana benzemez; Hakka uyan, batıla uyana; mümin de, bozguncuya denk olamaz. Atalarının heva ve hevesine tabi olup cehenneme düşen evlat, ne kötü evlattır!

Elimizde nübüvvet üstünlüğü var ki, onunla aziz olanı zelil kıldık ve zelil sayılana da üstünlük verdik. Allah, Arabı akın akın dinine girdirdiği ve bu ümmet, isteyerek veya istemeyerek Müslüman olduğu zaman siz de isteyerek ya da korkarak bu dini kabul ettiniz. O zamanda ise İslâm’a ilk girenler, ilk Müslümanlar olmaları itibarıyla kazanmış; ilk muhacirler üstünlükleriyle geçip gitmişlerdi. O hâlde şeytanın seni azdırmasına, sana ulaşmaya yol bulmasına fırsat verme. Ve’s-Selâm.