categories
Hz. Resulullah’ın, Hz. Fatıma’nın ve Bâkiy Mezarlığına Defnedilen İmamların (s.a) Ziyaretlerinin Fazileti
İnasların, özellikle hacıların fahr-ı kainat, peygamberlerin efendisi Muhammed b. Abdullah’ın (s.a.a) türbesini ziyaret etmeleri önemle vurgulanan bir müstehaptır ve o hazretin ziyaretini terk etmek kıyamet
günü onun hakkında işlenen bir cefâ sayılır.
Şeyh-i Şehid der ki: İnsanlar Resul-i Ekrem’i (s.a.a) ziyaret etmeyi terk ederlerse imam onları ziyarete zorlamalıdır. Çünkü hazretin ziyaretini terk etmek, onun hakkında cefâ etmeye sebep olur; bu ise haramdır.
Şeyh Saduk, İmam Cafer Sadık aleyhisselam’dan şöyle rivayet eder: “Sizden biriniz hac yaptığında haccını bizim ziyaretimizle bitirmelidir; çünkü hac bu amelle tamamlanır.”
Yine İmam Ali aleyhisselamdan şöyle rivayet eder: “Hacc’ınızı Resulullah’ı ziyaretle tamamlayın; Hac’dan sonra o hazreti ziyaret etmemek cefâ ve saygısızlıktır; size buna emretmişlerdir ve yine Allah Teala’nın haklarını gözetmeyi ve ziyaretlerini size gerekli kıldığı kişilerin mezarlarını ziyaret edin ve onların mezarının yanı başında Allah Teala’dan rızkınızı isteyin.”
Eba Salt-i Herevî, İmam Rıza aleyhisselam’dan şöyle rivayet eder:
“…Ey Eba Selt! Allah Teala, peygamberi Muhammed’i (s.a.a) diğer peygamberlerinden, meleklerinden ve bütün yaratıklarından üstün kıldı ve ona itaati kendine itaat ve ona biati kendine biat saydı ve onun ziyaretini kendi ziyareti kabul etti; nitekim buyurmuştur ki:
“Peygambere itaat eden Allah’a itaat etmiştir.” Ve yine buyurmuştur ki: “Şüphesiz, sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmişlerdir.
Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir.” Ve Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki: “Kim beni hayatımda veya ölümünden sonra ziyaret ederse Allah Teala’yı ziyaret etmiş gibi olur…”
Himyerî “Kurbu’l-İsnad” adlı eserinde İmam Cafer Sadık aleyhisselam’dan şöyle rivayet eder: “Resulullah (s.a.a), kim hayatımda veya ölümümden sonra beni ziyaret ederse kıyamet günü ona şefaatçi olurum, buyurmuştur…”
Şeyh Tusî, “Tehzib” adlı eserinde Yezid b. Abdulmelik’ten, o da babasından şöyle rivayet eder: Hz. Fatıma’nın (s.a) huzuruna gittim. O hazret önce bana selam verdi, sonra “Niçin geldin?” diye sordu. Ben, “Bereket ve sevap talep etmek için” dedim. Bunun üzerine buyurdu ki:
“Babam bana; kim ona ve bana üç gün selam verirse Allah’ın cenneti ona farz edeceğini haber verdi ve şimdi kendisi de şahittir buna.” Ben, “Onun ve sizin hayatınızda mı?” diye sorduğumda, “Evet, ölümümüzden sonra da aynıdır” buyurdu.
Allame Meclisî diyor ki: Abdullah b. Abbas’ın Resulullah’tan (s.a.a) rivayet ettiği hadiste şöyle geçer: “Kim Bâki mezarlığında İmam Hasan’ı (a.s) ziyaret ederse, Sırat köprüsünde ayakların titrediği günde ayakları titremez.”
“Muknia”da İmam Sadık’tan (a.s) şöyle rivayet edilir: “Kim beni ziyaret ederse, günahları bağışlanır, fakir ve perişan bir halde ölmez.”
Şeyh Tusî “et-Tehzib” adlı kitabında İmam Hasan Askeri’den (a.s) şöyle rivayet eder: “Kim İmam Sadık (a.s) ve babası İmam Bâkır’ı (a.s) ziyaret ederse, göz ağrısı çekmez, hastalık ve derde düşmez; bir hastalıkla ölmez.”
İbn-i Kuluveyh “el-Kamil” adlı eserinde Hişam b. Salim vasıtasıyla İmam Cafer Sadık’tan (a.s) naklettiği uzun bir hadisin bir bölümünde şöyle geçer: Birsi İmam Sadık’ın (a.s) huzuruna giderek, “Babanızı ziyaret etmek gerekir mi?” diye sordu. İmam (a.s), “Evet” buyurdu. Adam, “Babanızı ziyaret edenin mükafatı nedir?” diye arzetti. İmam (a.s), “Eğer babamın imametine inanır da ona uyarsa cennet ona farz olur.” Adam, “Onu ziyaret etmeyenin cezası nedir?”
diye sorunca İmam (a.s), “Kıyamet günü olan hasret günü, hasret eder…” buyurdu.
Bu konuda çok sayıda hadis vardır; fakat biz burada bu kadarıyla yetiniyoruz.