اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ وَأَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِنَبِيِّكَ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، يَا أَبَا الْقاسِمِ، يَا رَسُولَ اللّٰهِ، يَا إِمامَ الرَّحْمَةِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلَانَا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حَاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
“Allah’ım! Ben, rahmet peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve âlih’i huzuruna vasıta ederek niyaz ediyor ve sana yöneliyorum. Ya Eba’lKasım, ey Allah’ın resulü, ey rahmet önderi, ey efendimiz ve mevlamız!
Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik, senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, Allah indinde bize şefaat eyle.
يَا أَبَا الْحَسَنِ، يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ، يَا عَلِىَّ بْنَ أَبِى طالِبٍ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ya Eba’l-Hasan, ey Müminlerin Emiri, ey Ali b. Ebi Talib, ey Allah’ın yaratıkları üzerindeki hücceti, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik, senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin kabulü için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, Allah indinde bize şefaat eyle.
يا فاطِمَةُ الزَّهْراءُ، يَا بِنْتَ مُحَمَّدٍ، يَا قُرَّةَ عَيْنِ الرَّسُولِ، يَا سَيِّدَتَنا وَمَوْلاتَنا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكِ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكِ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهَةً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعِي لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Fatımetü’z-Zehra, ey Muhammed’in (s.a.a) kızı, ey Peygamber’in gözünün nuru, ey hanımefendimiz ve serverimiz! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik, senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin kabulü için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, Allah indinde bize şefaat eyle.
يَا أَبا مُحَمَّدٍ، يَا حَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ، أَيُّهَا الْمُجْتَبىٰ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba Muhammed, ey Hasan b. Ali, ey Mücteba, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız!
Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبا عَبْدِاللّٰهِ، يَا حُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ، أَيُّهَا الشَّهِيدُ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ، اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba Abdillah, ey Hüseyin b. Ali, ey şehid, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız!
Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يا اَبَا الْحَسَنِ، يا عَلِىَّ بْنَ الْحُسَيْنِ، يَا زَيْنَ الْعابِدِينَ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba’l-Hasen, ey Ali b. Hüseyin, ey Zeynu’l-abidin, ey Peygamber- ‘in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبا جَعْفَرٍ، يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ، أَيُّهَا الْباقِرُ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حَاجَاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba Cafer, ey Muhammed b. Ali, ey İmam-ı Bâkır, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبا عَبْدِ اللّٰهِ، يَا جَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ، أَيُّهَا الصَّادِقُ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانَا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba Abdillah, ey Cafer b. Muhammed, ey İmam Sadık, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبَا الْحَسَنِ، يَا مُوسَى بْنَ جَعْفَرٍ، أَيُّهَا الْكاظِمُ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانَا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حَاجَاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba’l-Hasen, ey Musa b. Cafer, ey İmam-ı Kazım, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبَا الْحَسَنِ يَا عَلِىَّ بْنَ مُوسىٰ، أَيُّهَا الرِّضا، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حَاجَاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba’l-Hasen, ey Ali b. Musa, ey İmam Rıza ve ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız!
Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبا جَعْفَرٍ يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ، أَيُّهَا التَّقِىُّ الْجَوادُ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانَا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حَاجَاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba Cafer, ey Muhammed b. Ali, ey İmam Takiy el-Cevad, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبَا الْحَسَنِ، يَا عَلِىَّ بْنَ مُحَمَّدٍ، أَيُّهَا الْهادِى النَّقِىُّ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba’l-Hasen, ey Ali b. Muhammed, ye İmam Hâdi en-Naki, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا أَبا مُحَمَّدٍ، يَا حَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ أَيُّهَا الزَّكِىُّ الْعَسْكَرِىُّ ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey Eba Muhammed, Ey Hasen b. Ali, ey İmam Zekiy el-Askerî, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
يَا وَصِىَّ الْحَسَنِ، وَالْخَلَفَ الْحُجَّةُ، أَيُّهَا الْقائِمُ الْمُنْتَظَرُ الْمَهْدِىُّ، يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، يَا حُجَّةَ اللّٰهِ عَلىٰ خَلْقِهِ، يَا سَيِّدَنا وَمَوْلانا إِنَّا تَوَجَّهْنا وَاسْتَشْفَعْنا وَتَوَسَّلْنا بِكَ إِلَى اللّٰهِ وَقَدَّمْناكَ بَيْنَ يَدَيْ حاجاتِنا، يَا وَجِيهاً عِنْدَ اللّٰهِ اشْفَعْ لَنا عِنْدَ اللّٰهِ.
Ey İmam Hasenu’l-Askeri’nin vasisi, ey hüccet olan halef, ey kıyam etmesi beklenen Mehdi, ey Peygamber’in torunu, ey Allah’ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve mevlamız! Gerçekten biz seni vasıta ederek Allah’a yöneldik, şefaat diledik ve senin vesilenle Allah’a tevessül ettik ve hacetlerimizin verilmesi için seni öne geçirdik; ey Allah katında şerefli olan, bize Allah indinde şefaat eyle.
Sonra hacetlerini iste; inşallah hacetlerin reva olacaktır. Başka bir rivayette ise şöyle geçer: Daha sonra şöyle de:
يَا سادَتِى وَمَوالِىَّ، إِنِّى تَوَجَّهْتُ بِكُمْ أَئِمَّتِى وَعُدَّتِى لِيَوْمِ فَقْرِى وَحاجَتِى إِلَى اللّٰهِ، وَتَوَسَّلْتُ بِكُمْ إِلَى اللّٰهِ، وَاسْتَشْفَعْتُ بِكُمْ إِلَى اللّٰهِ، فَاشْفَعُوا لِى عِنْدَ اللّٰهِ، وَاسْتَنْقِذُونِى مِنْ ذُنُوبِى عِنْدَ اللّٰهِ، فَإِنَّكُمْ وَسِيلَتِى إِلَى اللّٰهِ، وَبِحُبِّكُمْ وَبِقُرْبِكُمْ أَرْجُو نَجاةً مِنَ اللّٰهِ، فَكُونُوا عِنْدَ اللّٰهِ رَجائِى، يَا سادَتِى يَا أَوْلِياءَ اللّٰهِ، صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ، وَلَعَنَ اللّٰهُ أَعْداءَ اللّٰهِ ظالِمِيهِمْ مِنَ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ، آمِينَ رَبَّ الْعالَمِينَ.
“Ey efendilerim ve mevlalarım, ben, ey İmamlarım olan, yoksulluk ve hacet günlerimde azığım olacak sizleri vasıta ederek Allah’a yöneldim ve sizinle Allah’a tevessül ettim ve sizin vesilenizle şefaat diledim.
O halde Allah indinde şefaat edin bana ve Allah katında, günahlarımdan beni kurtarın; şüphesiz siz, benim Allah katındaki vesilemsiniz; sizi sevmek ve size yakınlaşmakla, Allah’tan kurtuluş ümit ediyorum. Öyleyse ey efendilerim, ey Allah’ın velileri! Allah katında benim ümit (sermayem) olun.
Allah’ın rahmeti onların hepsinin üzerine olsun. Allah’ın laneti evvellerinden sonlarına kadar onlara zulüm edenlerin üzerine olsun; amin, ey Alemlerin Rabbi!”