يا عِمادَ مَنْ لاعِمادَ لَهُ وَ يا ذُخْرَ مَنْ لاذُخْرَ لَهُ وَ يا سَنَدَ مَنْ لاسَنَدَ لَهُ وَ يا حِرْزَ مَنْ لاحِرْزَ لَهُ وَ يا غِياثَ مَنْ لاغِياثَ لَهُ وَ يا كَريمَ الْعَفْوِ وَ يا حَسَنَ الْبَلاءِ وَ يا عَظيمَ الرَّجاءِ وَ يا عِزَّ الضُّعَفاءِ وَ يا مُنْقِذَ الْغَرْقى وَ يا مُنْجِىَ الْهَلْكى يا مُحْسِنُ يا مُجْمِلُ يا مُنْعِمُ يا مُفْضِلُ، اَنْتَ الَّذى سَجَدَ لَكَ سَوادُ اللَّيْلِ وَ نُورُ النَّهارِ وَ ضَوْءُ الْقَمَرِ وَ شُعاعُ الشَّمْسِ وَ دَوِىُّ الْماءِ وَ حَفيفُ الشَّجَرِ، يا اَللَّهُ يا اَللَّهُ يا اَللَّهُ، اَنْتَ وَحْدَكَ لاشَريكَ لَكَ.
“Ey desteği olmayanların desteği, ey sermayesi olmayanların sermayesi, ey dayanağı bulunmayanların dayanağı, ey muskası olmayanların muskası, ey imdada koşacak kimsesi olmayanın imdadına koşanı, ey hazinesi olmayanların hazinesi, ey izzeti olmayanların izzeti, ey yücelikle affeden, ey güzel bağışlayan, ey zayıfların yardımcısı, ey fakirlerin hazinesi, ey büyük ümit, ey boğulanları kurtaran, ey helak olanları kurtaran, ey ihsan eden, ey iyilikte bulunan, ey nimet veren, ey bağışta bulunan!
Sen gecenin karanlığı ve gündüzün aydınlığı, ayın nuru, güneşin ışını, ağaçların sesi ve suyun gürültüsünün secde ettiği varlıksın. Ey Allah, ey Allah, ey Allah. Senden başka ilâh yoktur; teksin, ortağın yoktur. Ey Rabbimiz, ey Allah! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salat eyle; bizim hakkımızda kendine yakışır şeyi yap.”
اَللَّهُمَّ افْعَلْ بي كَذا وَ كَذا
Sonra hacetlerini iste.