Nehcü’l-Belâğa

Mektup 8 – Muâviye’ye Elçi Olarak Gönderdiği Cerîr bin Abdullah Becelî’ye

وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلَى جَريرِ بْنِ عَبْدِاللهِ الْبِجِلِّي لَمّا أرْسَلَهُ إلَى مُعاوِيَةَ
أَمَّا بَعْدُ، فَإِذَا أَتَاکَ کِتَابِي فَاحْمِلْ مُعَاوِيَةَ عَلَى الْفَصْلِ، وَخُذْهُ بِالْأَمْرِ الْجَزْمِ، ثُمَّ خَيِّرْهُ بَيْنَ حَرْبٍ مُجْلِيَةٍ، أَوْ سِلْمٍ مُخْزِيَةٍ، فَإِنِ اخْتَارَ الْحَرْبَ فَانْبِذْ إِلَيْهِ، وَإِنِ اخْتَارَ السِّلْمَ فَخُذْ بَيْعَتَهُ، وَالسَّلامُ.

Muaviye ile konuşması için, Cerir b. Abdullah’a gönderdiği mektup. İmam Ali (a.s) Cerir’i Muaviye’den biat alması için yanına
gönderdi, Muaviye ise altı ay onun Şam’dan çıkmasına engel oldu ve bu müddet içerisinde savaş için hazırlık yaptı: Bunun üzerine
İmam, Cerir’e şöyle yazdı:

 

Mektubum sana ulaştıktan sonra, açık hükmünü sana bildirmesi ve bu konudaki görüşünü tam olarak açıklaması için Muaviye’yi zorla. Sonra ondan “ya vatanından sürüp çıkaran savaşı, ya da zillete düşüren barışı” seçmesini iste. Savaşı seçerse, kabul et, barışı seçerse biatini al. Ve’s-Selâm.