Nehcü’l-Belâğa

Mektup 49 – Muâviye’yi Dünyaperestlikten Sakındırma

وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى مُعاوِيَةَ أيْضآ
أَمَّا بَعْدُ، فَإِنَّ الدُّنْيَا مَشْغَلَةٌ عَنْ غَيْرِهَا، وَلَمْ يُصِبْ صَاحِبُهَا مِنْهَا شَيْئاً إِلاَّ فَتَحَتْ لَهُ حِرْصاً عَلَيْهَا، وَلَهَجاً بِهَا، وَلَنْ يَسْتَغْنِيَ صَاحِبُهَا بِمَا نَالَ فِيهَا عَمَّا لَمْ يَبْلُغْهُ مِنْهَا، وَمِنْ وَرَاءِ ذَلِکَ فِرَاقُ مَا جَمَعَ، وَنَقْضُ مَا أَبْرَمَ! وَلَوِ اعْتَبَرْتَ بِمَا مَضَى حَفِظْتَ مَا بَقِيَ، وَالسَّلامُ.

Muaviye’ye yazdığı mektup:

 

Dünya insanı başka şeylerden gafil kılacak şekilde oyalar. Dünya peşinde koşanlar, ona karşı daha hırslı olma ve aşırı istekle yanıp tutuşmaktan başka bir şey elde edemediler. İnsanı elde ettiği şeyler, elde etmediği şeylerden ihtiyaçsız kılmaz. Dolayısıyla (bir gün mutlaka) topladıklarıyla kendisi arasında ayrılık ve sağlam kılıp düzene soktuklarının dağılması söz konusudur. Geçmiş şeylerden ibret alırsan, gelecek şeyleri korur gözetirsin ve’s selâm.