وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى مُعاوِيَةَ
وَإِنَّ الْبَغْيَ وَالزُّورَ يُوتِغَانِ الْمَرْءَ فِي دِينِهِ وَدُنْيَاهُ، وَيُبْدِيَانِ خَلَلَهُ عِنْدَ مَنْ يَعِيبُهُ، وَقَدْ عَلِمْتُ أَنَّکَ غَيْرُ مُدْرِکٍ مَا قُضِيَ فَوَاتُهُ، وَقَدْ رَامَ أَقْوَامٌ أَمْراً بِغَيْرِ الْحَقِّ فَتَأَلَّوْا عَلَى اللهِ فَأَکْذَبَهُمْ، فَاحْذَرْ يَوْماً يَغْتَبِطُ فِيهِ مَنْ أَحْمَدَ عَاقِبَةَ عَمَلِهِ، وَيَنْدَمُ مَنْ أَمْکَنَ الشَّيْطَانَ مِنْ قِيَادِهِ فَلَمْ يُجَاذِبْهُ. وَقَدْ دَعَوْتَنَا إِلَى حُکْمِ الْقُرْآنِ وَلَسْتَ مِنْ أَهْلِهِ، وَلَسْنَا إِيَّاکَ أَجَبْنَا، وَلَکِنَّا أَجَبْنَا الْقُرْآنَ فِي حُکْمِهِ، وَالسَّلامُ.
Muaviye’ye yazdığı mektup:
Zulüm ve yalancılık, kişiyi hem dünyasında hem de ahiretinde helake götürür. Aybını araştıranlar katında böyle kişilerin ayıbı ve fesadı, er-geç ortaya çıkar. Kaybettiğini geri getiremeyeceğini sen de biliyorsun. Bazıları doğru olmayan işleri yapmaya niyetlendiler, Allah’ın hükmünü tevil ettiler. Allah da onları yalancı saydı. İyi akıbeti olanların sevindiği; yularını şeytanın eline vererek ona karşı direnmeksizin onun sürdüğü yere giden kişinin de pişman olacağı günden sakın.
Bizi, ehli olmadığın hâlde, Kur’ân’ın hükmüne çağırdın. Senin çağrına değil, Kur’ân’ın hükmüne uyduk. Ve’s-Selâm.
İsyan ve zulüm, yalan ve iftira, insanı dünyada da rezil eder, âhirette de; bunlara uğrayanlar, din bakımından da işte budur o kötü kişi diye parmakla gösterilir, âhiret bakı-mından da. Ayıplayanlar katında zulmeden, iftirada bulunan kişinin ayıbı da belirir, söylenir, kusuru da. Ve sen, çağı geçtikten sonra elde etmek istediğin şeyi elde edemezsin; bir bölük de haksız olarak şüphelere düşerler; işleri isteklerine göre ve Allah hükmüne aykırı yorumlarlar; Allah onların yalanlarını da meydana çıkarır; bunu da inkâr edemezsin. Çekin o günden ki kişi, yaptığının iyiliğini bulacak, sevinecektir o gün, yularını Şeytanın eline veren, onun yettiği yere giden kişi de nâdim olacaktır o gün.
Sen bizi Kur’ân’ın hükmüne çağırdın; oysa ehli değildin onun. Senin çağrına uymadık, Kur’ân’a uyduk; onun hükmüne razı olduk.