وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلَى بَعْضِ عُمَّالِهِ
أَمَّا بَعْدُ، فَإِنَّکَ مِمَّنْ أَسْتَظْهِرُ بِهِ عَلَى إِقَامَةِ الدِّينِ، وَأَقْمَعُ بِهِ نَخْوَةَ الْأَثِيمِ، وَأَسُدُّ بِهِ لَهَاةَ الثَّغْرِ الْمَخُوفِ. فَاسْتَعِنْ بِاللهِ عَلَى مَا أَهَمَّکَ، وَاخْلِطِ الشِّدَّةَ بِضِغْثٍ مِنَ اللِّينِ، وَارْفُقْ مَا کَانَ الرِّفْقُ أَرْفَقَ، وَاعْتَزِمْ بِالشِّدَّةِ حِينَ لا تُغْنِي عَنْکَ إِلاَّ الشِّدَّةُ، وَاخْفِضْ لِلرَّعِيَّةِ جَنَاحَکَ، وَابْسُطْ لَهُمْ وَجْهَکَ، وَأَلِنْ لَهُمْ جَانِبَکَ، وَآسِ بَيْنَهُمْ فِي اللَّحْظَةِ وَالنَّظْرَةِ وَالْإِشَارَةِ وَالتَّحِيَّةِ، حَتَّى لا يَطْمَعَ الْعُظَمَاءُ فِي حَيْفِکَ، وَلا يَيْأَسَ الضُّعَفَاءُ مِنْ عَدْلِکَ، وَالسَّلامُ.
H. 36 yılında valilerinden birine (Malik Eşter olduğu söylenmiştir) yazdığı mektup:
Sen, kendilerinin yardımıyla dini ayakta tutup yücelttiğim, günahlara neden olan kibri kırdığım, korkularla dolu hudutları koruduğum kişilerdensin. Önem verdiğin her işte Allah’ın yardımını iste. Şiddetli muamelene biraz yumuşaklık kat; yumuşak davranman gerektiğinde sert davranmaktan kaçın. Sert davranman gereken yerde de sert davran. Tebanın üzerine kanat ger, onlara güler yüzlü davran, şefkatle ve esneklikle muamele et. Bakışında, görüşünde, işaretinde, selâmında onlar arasında eşit davran ki güçlüler sana zayıflara zulmetmeye tahrik hususunda tamahlanmasın, zayıflar da adaletinden ümit kesmesinler. Ve’s-Selâm.
Bâzı vâlilerine:
(Allah’a hümd ü senâ, Rasûlün’e salât ü selâmdan) Sonra sen, kendilerine dayanarak dîni yücelttiğim, suçludan ululanmayı giderdiğim, korkularla dolu sınırları tuttuğum kişilerdensin. Seni düşündüren her işte Allah’tan yardım iste. Halkla muâmelede çetin oluşuna biraz da yumuşaklık kat; yumuşak davranman gerektiği zaman yumuşaklıkla o işte dayan. Ama sert olan gereken yerlerde de sert davran.
Halka kanatlarını ger; yüzün güleç olsun, onlara iyi muâmelede bulun; bakışta , görüşte, işarette, selâmda bile onları bir tut; tâ ki büyükler senin onlara meyledeceğini ummasınlar; zayıflar, adaletinden ümit kesmesinler vesselâm.