Nehcü’l-Belâğa

Mektup 30 – Muâviye’ye 3

وَ مِن کِتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلَى مُعاوِيَةَ
فَاتَّقِ اللهَ فِيمَا لَدَيْکَ، وَ انْظُرْ فِي حَقِّهِ عَلَيْکَ، وَ ارْجِعْ إِلَى مَعْرِفَةِ مَا لاتُعْذَرُ بِجَهَالَتِهِ، فَإِنَّ لِلطَّاعَةِ أَعْلاماً وَاضِحَةً، وَ سُبُلاً نَيِّرَةً، وَ مَحَجَّةً نَهْجَةً، وَ غَايَةً مُطَّلَبَةً، يَرِدُهَا الأَکْيَاسُ، وَ يُخَالِفُهَا الأَنْکَاسُ؛ مَنْ نَکَبَ عَنْهَا جَارَ عَنِ الْحَقِّ، خَبَطَ فِي التِّيهِ، وَ غَيَّرَ اللهُ نِعْمَتَهُ، وَ أَحَلَّ بِهِ نِقْمَتَهُ. فَنَفْسَکَ نَفْسَکَ، فَقَدْ بَيَّنَ اللهُ لَکَ سَبِيلَکَ، وَ حَيْثُ تَنَاهَتْ بِکَ أُمُورُکَ، فَقَدْ أَجْرَيْتَ إِلَى غَايَةِ خُسْرٍ، وَ مَحَلَّةِ کُفْرٍ، فَإِنَّ نَفْسَکَ قَدْ أَوْلَجَتْکَ شَرّاً، وَ أَقْحَمَتْکَ غَيّاً، وَ أَوْرَدَتْکَ الْمَهَالِکَ، وَ أَوْعَرَتْ عَلَيْکَ الْمَسَالِکَ.

Muaviye’ye yazdığı mektup:

 

Elinde olan şeylerden dolayı Allah’tan kork. Allah’ın senin üzerindeki hakkına bak. Hakkındaki bilgisizliğinin senin için özür kabul edilmeyeceği şeyleri tanımaya dön. Çünkü itaat için belirli alametler, aydınlık yollar, apaçık deliller ve arzu edilen bir sonuç vardır; akıllı olanlar o yoldan gider, kötü kişilerse ona muhalefet ederler. Kim o yoldan saparsa, haktan ayrılır ve şaşkınlığa düşer. Allah da onun nimetini elinden alır, ona azabını ulaştırır. Kendini kurtar, kendini! Allah sana doğru yolunu açıklamış, işinin nasıl sonuçlanacağını bildirmiştir; sen işlerini hüsranla sonuçlandırıp küfür mahalline ulaştırmışsın. Çünkü senin nefsin seni şerre sokup, sapıklık ve helake sürüklemekte, bozguna uğratmakta ve yolunu gitgide zorlaştırmaktadır.