Bu senet şöyledir:
Aldatıcı, fanilerle komşu olan ve helaket mahallesinde bulunan bu evi; zelil bir kul, ölüm yolculuğuna koyulmuş olan bir kimseden almıştır.
Bu ev, dört duvarla sınırlanmış: Birinci sınır afetlere, ikincisi musibetlere, üçüncüsü, insanı helake götüren arzulara, dördüncüsü de insanı azdıran şeytana dayanır. Bu evin kapısı da buradan (dördüncü duvardan) açılır.
Bu evi arzusuna kapılıp aldanan biri; eceli gelip çatan birinden, kanaatkârlık izzetinden çıkıp, helak ve istek batağına düşme pahasına satın almıştır ve bu muamelede müşterinin başına geleceklerin sorumlusu; padişahların bedenine hastalık veren, zalimlerin canını alan, Kisra, Kayser, Tub’a (Yemen sultanlarının lakabı), Himyer (Seba kavminin melikleri) Firavunlarının saltanatını yıkan, malı kat kat yığıp, yapılar bina eden, sağlamlaştıran, yüceltip süsleyen, malı toplayarak stok eden, zannınca evladına miras bırakanların hepsini hesap gününde, sevap ve azapları için toplayacak olan kimsedir. O günde iş bitip kesin hüküm verilecektir:
“İşte orada ba-tılla amel edenler hüsrana uğrayanlar olacaktır.”1
Heva ve hevesinin esaretinden ve dünya bağlarından kurtulmuş akıl, buna şahadet eder.
…
1- Mü’min/78
Yazacağım senet de şuydu:
Aşağılık kulun, ölümünden sonra çıkarılıp atılan bir ölüden; şu aldanış dünyâsında, geçip gidenlerden, helâk olup bitenlerin alanında satın aldığı yerdir bu.
Bu evin dört sınırı var: Birinci sınırı âfetlerin sebeplerine varır dayanır; ikinci sınırı musibetleri, belâları meydana çıkaran şeylere varır; üçüncü sınırı, insanı helâk edecek heveslere, dileklere ulaşır; dördüncü sınırı, insanı azdıran Şeytana kavuşur; bu evin kapısı da bu sınıra açılır.
Dileğe kapılıp aldanan, ecelle şu evden kaldırılıp atılandan bu evi, kanâat üstünlüğünden çıkarak, istek ve helâk oluş aşağılığına düşerek satınalmıştır. Bu evde, satın alanın başına gelecekler de, Kisra, Kayser, Tübba ve Hımyer gibi padişahların, zorbaların başlarına gelen şeylerdir: Onların bedenleri çürümüş gitmiştir; canları alınmıştır; mal üstüne mal yığan, onu çoğaltıp duran, yapılar yapıp pekiştiren, yüceltip bezeyen, zahirler toplayan, zannınca evlâdını düşünen, kendisinden sonra kalacakların gamını yiyen kişilerin başlarına gelen, onun da başına gelecektir. Sonunda bunların hepsini de Tanrı’ya bildirmek, soruya çekilmek için getirecekler, sevap ve azap mahalline yığacaklar, hakla batılın arasının ayrılacağı vakit, sâhibini hepsinden bir-bir soruya çekeceklerdir.
“İşte orda, batıl iş işleyenler, ziyan edip gideceklerdir.” (Mü’min,78) (2)
…
2- Kisrâ, İran şahlarına, Kayser, Roma imparatorlarına denir. Tübba Hımyerli bir hükümdardır; tebaası çok olduğu için bu adla anılmıştır. 44. sûrenin (Duhân) 17. ve 50. sûresinin 14. âyetlerinde, peygamberlerini inkâr ettiklerinden helâk edildikleri beyan buyrulmaktadır.