Nehcü’l-Belâğa

Mektup 13 – Ordusunun İki Kumandanına

وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى أَمِيرَيْنِ مِنْ أُمَراءِ جَيْشِهِ
وَقَدْ أَمَّرْتُ عَلَيْکُمَا وَعَلَى مَنْ فِي حَيِّزِکُمَا مَالِکَ بْنَ الْحَارِثِ الْأَشْتَرَ، فَاسْمَعَا لَهُ وَأَطِيعَا، وَاجْعَلاهُ دِرْعاً وَمِجَنّاً، فَإِنَّهُ مِمَّنْ لا يُخَافُ وَهْنُهُ وَلاسَقْطَتُهُ وَلا بُطْوُهُ عَمَّا الْإِسْرَاعُ إِلَيْهِ أَحْزَمُ، وَلا إِسْرَاعُهُ إِلَى مَا الْبُطْءُ عَنْهُ أَمْثَلُ.

Ordunun iki komutanına (Ziyad b. Nadr ve Şureyh b. Hani’ye) yazdığı mektup:

 

Size ve emriniz altındakilere, Malik b. Hâris el-Eşter’i komutan tayin ettim. Onu dinleyip, itaat edin. Onu zırh ve kalkan edinin. Çünkü O, gevşeme ve hataya düşme hususunda güvenilen birisidir, tez davranılması gereken yerde ihtiyatlı davranacak, ihtiyatlı davranılması gereken yerde de acele edecek kimselerden değildir.