Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 96 – Allah ve Resûlün Vasfı

وَمِن خُطبَةٍ لَهُ عَلَيهِ السِّلامُ فِى اللهِ و فِي الرَّسُولِ الأکْرَمِ (صلي الله عليه و آله)

Allah ve Resulü hakkında şöyle buyurmuştur:

الْحَمْدُللهِ الأَوَّلِ فَلا شَيْءَ قَبْلَهُ، وَ الآخِرِ فَلا شَيْءَ بَعْدَهُ، وَالظَّاهِرِ فَلاشَيْءَ فَوْقَهُ، وَ الْبَاطِنِ فَلا شَيْءَ دُونَهُ.

Hamd, kendisinden önce bir şey olmayan Evvel, kendinden sonra bir şey olmayan Ahir, O’ndan daha açık bir şeyin olmadığı Zahir ve O’ndan daha gizli bir şeyin olmadığı Batın olan Allah’a mahsustur.

و منها: فى ذکر الرسول (صلي الله عليه و آله)
مُسْتَقَرُّهُ خَيْرُ مُسْتَقَرٍّ، وَ مَنْبِتُهُ أَشْرَفُ مَنْبِتٍ، فِي مَعَادِنِ الْکَرَامَةِ، وَمَمَاهِدِ السَّلاَمَةِ؛ قَدْ صُرِفَتْ نَحْوَهُ أَفْئِدَةُ الْأَبْرَارِ، وَ ثُنِيَتْ إِلَيْهِ أَزِمَّةُ الْأَبْصَارِ، دَفَنَ اللهُ بِهِ الضَّغَائِنَ، وَأَطْفَأَ بِهِ الثَّوَائِرَ، أَلَّفَ بِهِ إِخْوَانآ، وَفَرَّقَ بِهِ أَقْرَانآ، أَعَزَّ بِهِ الذِّلَّةَ، وَ أَذَلَّ بِهِ الْعِزَّةَ، کَلاَمُهُ بَياَنٌ، وَ صَمْتُهُ لِسَانٌ.

…Onu (Peygamber’i) kararlaştırdığı yer, karar yerlerinin en hayırlısıdır. Bittiği yer, biten yerlerin en şereflisidir. Keramet madenlerinde, selâmet, beşiğinde yetişmiş, iyilerin kalpleri ona yönelmiş, inananların gözleri ona meyletmiştir. Allah, onunla eski kinleri gömmüş, gönüllerdeki düşmanlıkları söndürmüştür. Onunla (inananların kalplerini) birleştirip kardeş yapmış, (inanmayan) yakınları ayırmış; zelilleri aziz, azizleri de zelil kılmıştır. Sözü beyandır, susması lisandır.