وَ مِنَ الْکَلَام لَه (عليه السلام) فِي صِفَتِهِ وَصِفَةِ خُصُومِهِ، وَيُقالُ أنَّها فِي أصْحَابِ الجَمَلِ وَ قَدْ اَرْعَدُوا وَ اَبْرَقُوا، وَ مَعَ هذَيْنِ الاَْمْرَيْنِ الْفَشَلُ، وَ لَسْنا نُرْعِدُ حَتّى نُوقِعَ، وَ لا نُسِيلُ حَتّى نُمْطِرَ.
Hz. Ali, Talha ve Zübeyr’i Cemel Savaşı’nda şu şekilde eleştirmektedir:
Gök gibi gürlediler, şimşek gibi çaktılar. Ancak korkuyla kala-kaldılar, dağıldılar. Biz ise çakmadan gürlemeyiz, yağmadan akmayız.
Cemel savaşından önce kendilerini tehdit edenler için söyledikleri:
Gürlediler, çaktılar; bu ikisiyle beraber gene de korkuyla kalakaldılar. Bizse gürlemeyiz çakmadan; akmayız yağmadan.