وَمِن خُطبَةٍ لَهَ عَلَيهِ السَّلامُ
لَمّا عَزَمُوا عَلى بَيْعَةِ عُثْمَانَ
لَقَدْ عَلِمْتُمْ أَنِّي أَحَقُّ النَّاسِ بِهَا مِنْ غَيْرِي؛ وَ وَاللهِ لَأُسْلِمَنَّ مَا سَلِمَتْ أُمُورُ آلْمُسْلِمِينَ؛ وَلَمْ يَکُنْ فِيهَا جَوْرٌ إِلاَّ عَلَيَّ خَاصَّةً، آلْـتِـمَاسآ لِأَجْرِ ذلِکَ وَ فَضْلِهِ، وَ زُهْدآ فِيمَا تَنَا فَسْتُمُوهُ مِنْ زُخْرُفِهِ وَ زِبْرِجِهِ.
Halk Osman’a biat etmek isteyince Hz. Ali şöyle buyurdu:
Siz de biliyorsunuz ki ben hilafete diğerlerinden daha müstahakım. Allah’a andolsun ki ben Müslümanların işleri düzenli yürüdüğü müddetçe ve özellikle benden başkasına zulmedilmedikçe, (hilafeti diğerlerine) teslim edeceğim. (Hakkımdan vazgeçmemin sebebi ise) Allah’ın fazlından ümit ettiğim sevabı elde etmek ve rağbet gösterip süs ve ziynetleri hususunda birbirinizle çekiştiğiniz dünyadan yüz çevirmektir.
OSMAN’A BİATE KARAR VERİLECEĞİ ZAMANKİ SÖZLERİ:
Mutlaka siz de bilirsiniz ki benim onda (hilafette) benden başkasından daha fazla hakkım var; ama andolsun Allah’a ki ben, Müslümanların işlerini düzene sokmak için onu teslîm ederim ve bu işte, ancak bana cevredilmiş olur, bunu yaparken de ecrini dileyerek, üstünlüğünü isteyerek yaparım; sizin, dünyânın süsünü- püsünü, özentisinibezentisini istemenizdense çekinirim.