Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 7 – Düşmanları Kınamak

وَ مِنَ الْکَلَام‏ لَه‏ (عليه السلام)
اِتَّخَذُوا الشَّيْطانَ لاِمْرِهِمْ مِلاکآ، وَ اتَّخَذَهُمْ لَهُ اَشْراکآ، فَباضَ وَ فَرَّخَ فِي صُدُورِهِمْ، وَ دَبَّ وَ دَرَجَ فِي حُجُورِهِمْ، فَنَظَرَ بِاَعْيُنِهِمْ، وَ نَطَقَ بِاَلْسِنَتِهِمْ، فَرَکِبَ بِهِمُ الزَّلَلَ، وَ زَيَّنَ لَهُمُ الْخَطَلَ، فِعْلَ مَنْ قَدْ شَرِکَهُ الشَّيْطانُ فِي سُلطانِهِ، وَ نَطَقَ بِالْباطِلِ عَلى لِسانِهِ! يَذُمُّ فِيها أتْبَاعَ الشَّيْطانِ

Hz. Ali bu hutbesinde muhaliflerini eleştirmektedir:

 

İşlerinde şeytanı ölçü aldılar, şeytan da onları ortaklar edindi. Şeytan gönüllerinde yuva yaptı, yumurtladı, civciv çıkardı, onları kendi eteğinde terbiye etti, büyüttü. Böylece onların gözleriyle baktı, dilleriyle söyledi. Onları hatalar merkebine bindirdi, onlara kötülükleri süsleyip güzel gösterdi. Sonunda işleri, güç ve saltanatında şeytanla ortak olanın ve onun diliyle batıl söz söyleyenin işine benzedi.