وَقالَ عَليهِ السَّلام
لَمَّا عَزَمَ عَلى حَرْبِ الْخَوارِجِ، وَقِيلَ لَهُ: إنَّ الْقَوْمَ عَبَرُوا جِسْرَ النَّهْرَوانِ!
مَصَارِعُهُمْ دُونَ النُّطْفَةِ، وَآللهِ لاَيُفْلِتُ مِنْهُمْ عَشَرَةٌ، وَلاَيَهْلِکُ مِنْکُمْ عَشَرَةٌ.
Hz. Ali sonunda Haricîler ile savaşa karar verdi. Onları takib edince ashabından biri Hz. Ali’ye Haricîler’in Nehrevan köprüsünden geçtiğini haber verdi. Hz. Ali, “Onların nehri geçtiğini gözlerinle gördün mü?” diye sordu. O şahıs, “Evet gördüm. “diye cevab verdi. Hz. Ali bunun üzerine şöyle buyurdu:
Öldürülecekleri yer nehrin bu tarafıdır. (karşıya geçemeyeceklerdir.) Allah’a andolsun onlardan on kişi (den fazla) kurtulamaz, sizden de on kişi (den fazla) öldürülmez.
(Nehrivan’a Hâricilerle savaşa giderlerken buyurdular ki:)
Öldürülecekleri yer, suyun bu yüzü; andolsun Allah’a, onlardan on kişi kurtulmaz; sizden de on kişi helâk olmaz.1
…
1 – Hâricilerle savaşa giderlerken birisi, nehri geçtiklerini söylemişti; bir başkası da bu sözü teyid etmişti; onun üzerine bu sözleri buyurdular. Asker arasından bir genç, bu sözü duyunca, gaybî bildiğini iddia ediyor; varayım da göreyim, nehri geçmişlerse dönüp mızrağı gözüne saplayayım düşüncesine kapılmıştı. Nehrivan’a varıp suyu geçmediklerini görünce Hazrete giderek içinden geçeni bildirdi; bağışlanmasını diledi. Hazret, Allah bütün suçları bağışlar, istiğfâr et buyurdular. Savaşta Hâricilerden dokuz kişi kurtulmuştu; Hazretin ashabından da sekiz kişi şehit olmuştu (Muhamed Abduh Şerhi, s.107; 1. not; Kazvini, 1, 197-199).