Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 47 – Kûfe Hakkında

وَمِن کلامٍ لَهَ عَلَيهِ السَّلامُ
فِي ذِکْرِ الکُوفَةِ
کَأَنِّي بِکِ يَا کُوفَةُ تُمَدِّينَ مَدَّ آلاَْدِيمِ الْعُکَاظِيِّ، تُعْرَکِينَ بِالنَّوَازِلِ، وَتُرْکَبِينَ بِالزَّلاَزِلِ، وَإِنِّي لَأَعْلَمُ أَنَّهُ مَا أَرَادَ بِکِ جَبَّارٌ سُوءآ إِلاَّ آبْتَلاَهُ اللهُ بِشَاغِلٍ، وَرَمَاهُ بِقَاتِلٍ.

Hz. Ali Kûfe hakkında şöyle buyuruyor:

 

Ey Kûfe! Adeta seni Ukaz pazarında tabaklanmış deri gibi, (düşmanların çizmeleri altında) ezilmiş-çekiştirilmiş görüyorum. Olaylar-hadiseler seni ayakları altında ezecek, sarsıcı belalar sırtına binecek. Ama aynı zamanda şüphesiz biliyorum ki seni kasteden her kötü zorbayı Allah-u Teâlâ bir belaya müptela kılar veya ona kendisini katleden birini musallat eder.