Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 38 – Şüphe’nin Anlamı

وَمِن کلامٍ لَهَ عَلَيهِ السَّلامُ
وَفِيهِ عِلَّةُ تَسْمِيَةِ الشُّبْهَةِ شُبْهَةً ثُمَّ بَيانُ حالِ النَّاسِ فِيها

Hz. Ali bu hutbesinde “şüphe”nin neden “şüphe” olarak adlandırıldığını ve hiç kimsenin ölümden kurtulmayacağını beyan ederek şöyle buyuruyor:

وَإِنَّمَا سُمِّيَتِ الشُّبْهَةُ شُبْهَةً لِأَنَّهَا تُشْبِهُ الْحَقَّ: فَأَمَّا أَوْلِيَاءُ اللهِ فَضِيَاؤُهُمْ فِيهَا الْيَقِينُ، وَدَلِيلُهُمْ سَمْتُ الْهُدَى، وَأَمَّا أَعْدَاءُ اللهِ فَدُعَاؤُهُمْ فِيهَا الضَّلالُ، وَدَلِيلُهُمُ الْعَمْى.

Şüphe hakka benzediği için “şüphe” olarak adlandırmıştır.
Allah dostlarının şüphelerdeki aydınlığı, iman ve yakinleri dir. Yolları hidayet-kurtuluş yollarıdır. Ama Allah’ın düşmanlarını şüphelerde, dalalet ve sapıklık davet eder. Kılavuzları da körlük ve şaşkınlıktır.

فَمَا يَنْجُو مِنَ الْمَوتِ مَنْ خَافَهُ، وَلايُعْطَى الْبَقاءَ مَنْ أَحَبَّهُ.

Ölümden korkan ondan kurtulamaz ve bekayı (ebediyeti) sevene beka ihsan edilmez.