Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 233 – Dilin zararları

وَمِن کلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
بَعْدَ أنْ أقْدَمَ أحَدُهُمْ عَلَى الْکَلامِ فَحَصَرَ، وَهُوَ فِي فَضْلِ أهْلِ الْبَيْتِ، وَوَصْفِ فَسادِ الزَّمانِ

Cude b. Hubeyre minberde konuşamayınca Hz. Ali bu hutbeyi irad etti. Bu hutbede Ehlibeyt’in faziletleri ve o zamandaki karışık durum söz konusu edilmiştir:

أَلا وَ إِنَّ آللِّسَانَ بَضْعَةٌ مِنَ آلاِْنْسَانِ، فَلا يُسْعِدُهُ آلْقَوْلُ إِذَا آمْتَنَعَ، وَ لا يُمْهِلُهُ آلنُّطْقُ إِذَا آتَّسَعَ. وَ إِنَّا لَأُمَرَاءُ آلْکَلاَمِ، وَ فِينَا تَنَشَّبَتْ عُرُوقُهُ، وَ عَلَيْنَا تَهَدَّلَتْ غُصُونُهُ.

Bilin ki, dil insanın bir parçasıdır. İnsanın konuşma gücü olmazsa dil onu konuşmacı yapmaz. Gücü olduğunda ise konuşma ona mühlet vermez. Biz sözün emirleriyiz. Kök ve damarları bizde güçlenmiş ve dalları bizi gölgelendirmiştir.

وَ آعْلَمُوا رَحِمَکُمُ آللّهُ أَنَّکُمْ فِي زَمَانٍ آلْقَائِلُ فِيهِ بِالْحَقِّ قَلِيلٌ، وَآللِّسَانُ عَنِ آلصِّدْقِ کَلِيلٌ، وَ آللاَّزِمُ لِلْحَقِّ ذَلِيلٌ. أَهْلُهُ مُعْتَکِفُونَ عَلَى آلْعِصْيَانِ، مُصْطَلِحُونَ عَلَى آلْإِدْهَانِ، فَتَاهُمْ عَارِمٌ، وَ شَائِبُهُمْ آثِمٌ، وَعَالِمُهُمْ مُنَافِقٌ، وَ قَارِنُهُمْ مُمَاذِقٌ. لا يُعَظِّمُ صَغِيرُهُمْ کَبِيرَهُمْ، وَلا يَعُولُ غَنِيُّهُمْ فَقِيرَهُمْ.

Allah, size rahmet eylesin! Biliniz ki sizler, gerçekler doğrultusunda hakça konuşulanların az olduğu, doğruyu söyleyenin dilinin tutulduğu, hakka sarılanın zayıf düştüğü bir zamanda yaşıyorsunuz. Zamanın ehli isyanda karar kılmış, yalakacılıkta uzlaşmışlardır. Gençleri kötü ahlâklı, yaşlıları günahkâr, âlimleri münafık, dostları sahtekârdır. Ne küçükleri büyüklerine saygı gösterir ne de zenginleri fakirlerine yardım eder.