وَ إِنَّهُمْ لَيَطْلُبُونَ حَقّآ هُمْ تَرَکُوهُ، وَ دَمآ هُمْ سَفَکُوهُ، فَلَئِنْ کُنْتُ شَريکَهُمْ فيهِ فَإِنَّ لَهُمْ لَنَصِيبَهُمْ مِنْهُ، وَ لَئِنْ کانُوا وَ لُوهُ دُوني، فَمَا التَّبِعَةُ إلاَّ عِنْدَهُمْ، وَ إِنَّ أعْظَمَ حُجَّتِهِمْ لَعَلى أَنْفُسِهِمْ، يَرْتَضِعُونَ أُمّآ قَدْ فَطَمَتْ، وَ يُحْيُونَ بِدْعَةً قَدْ أُمِيْتَتْ. ياخَيْبَةَ الدّاعِي! مَنْ دَعا! وَ إِلاَمَ أُجِيبَ! وَإِنِّي لَراضٍ بِحُجَّةِ اللهِ عَلَيْهِمْ وَ عِلْمِهِ فِيهمْ.
Onlar gerçekte benden, terk ettikleri bir hakkı istemekteler ve döktükleri bir kanı dilemekteler. O kanın dökülmesinde onlarla ortak olmuşsam, kendilerinin de onda payı var. Yok, eğer o kanı onlar döktülerse, benden değil, kendilerinden istemelidirler. En büyük delilleri kendi aleyhlerinedir. (Aslında onlar Osman’ın kan davasını gütmüyorlar; aksine) Sütten kesilmiş anadan süt emmek istiyorlar, ölmüş bidati diriltmek, canlandırmak istiyorlar. Ey ümitsizlik davetçisi! Çağıran kim ve neye icabet edilir? Ben onların aleyhine olan Allah’ın hüccetine ve Allah’ın onların içindeki ilmine razıyım.
Gerçekten de onlar, terk ettikleri bir hakkı istemedeler; döktükleri bir kanı dilemedeler. O kanın dökülmesinde onlarla ortak olmuşsam, kendilerinin de onda payları var; yok, eğer o kanı onlar döktü-lerse, benden değil, kendilerinden istemeleri gerçeğe uyar; hakkımdaki en büyük delilleri, kendi aleyhlerinedir. Sütü kesilmiş anadan süt emmek istiyorlar; öldürülmüş bidati diriltiyorlar.1 A onmadık kişiler, çağıran kim, niye geleceğim ben? Onların aleyhindeki Allah’ın deliline, onları şâmil olan bilgisine razıyım ben.
…
1 – Öldürülmüş bidati diriltmek, kan dâvâsı gütmektir. Hz. Peygamber (s.a.a), Veda’ Haccının Arefe hutbesinde, “Câhiliyye devrinde dökülmüş olan bütün kanlar geçmiş gitmiş, unutulmuştur. Bu kanların ilki, Abdül-Muttalib’in torunu Hâris oğlu Rabîa’nın oğlunun kanıdır; ben ondan geçtim; kan davaları, câhiliyye gelenekleri ayaklarımın altındadır” buyur- muşlardır (Sahih-u Müslîm, İst. Mat. Âmire; 1329-1334 c.4, s.41).