Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 208 – Hakemlik Hakkında

وَمِن کلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
قَالَهُ لَمَّا اضْطَرَبَ عَلَيْهِ أَصْحابُهُ فِي أمْرِ الْحُکُومَةِ
أَيُّهَا آلنَّاسُ، إِنَّهُ لَمْ يَزَلْ أَمْرِي مَعَکُمْ عَلَى مَا أُحِبُّ، حَتَّى نَهِکَتْکُمُ آلْحَرْبُ، وَ قَدْ، وَ آللّهِ، أَخَذَتْ مِنْکُمْ وَ تَرَکَتْ، وَ هِيَ لِعَدُوِّکُمْ أَنْهَکُ.
لَقَدْ کُنْتُ أَمْسِ أَمِيراً، فَأَصْبَحْتُ آلْيَوْمَ مَأْمُوراً، وَ کُنْتُ أَمْسِ نَاهِياً، فَأَصْبَحْتُ آلْيَوْمَ مَنْهِيّاً، وَ قَدْ أَحْبَبْتُمُ آلْبَقَاءَ، وَ لَيْسَ لِي أَنْ أَحْمِلَکُمْ عَلَى مَا تَکْرَهُونَ!

Hakemlik olayından sonra bazı arkadaşlarının kendisi hakkında tereddüde düşmeleri üzerine şöyle buyurdu:

 

Ey insanlar! Savaş sizi zayıflatıncaya kadar da sizinle olan işim istediğim gibiydi. Vallahi, eğer savaş bazınızı alıp diğer bazınızı bıraktıysa, (biliniz ki) düşmanınızı daha çok zayıflatıcıydı.

 

Şüphesiz dün emîrinizdim, bugün emir altına girdim. Dün ben sizi nehyediciydim, bugün ben nehyediliyorum. Gerçekten de yaşamayı, bekayı çok seviyorsunuz. Ben de istemediğiniz şeyi size zorla yükleyecek değilim.