Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 20 – Gafletten uyandırmak

وَ مِنْ کَلَامٍ لَهُ (عليه السلام) وَ فِيْهِ يُنَفِّرُ مِنَ الغَفْلَةِ وَيُنَبِّهُ إلى الفِرَارِ للهَِ
فَاِنَّکُمْ لَوْ قَدْ عايَنْتُمْ ما قَدْ عايَنَ مَنْ ماتَ مِنْکُمْ لَجَزِعْتُمْ وَ وَهِلْتُمْ، وَ سَمِعْتُمْ وَ اَطَعْتُمْ، وَ لکِنْ مَحْجُوب عَنْکُمْ ما قَدْ عايَنُوا، وَ قَريب ما يُطْرَحُ الْحِجابُ! وَ لَقَدْ بُصِّرْتُمْ اِنْ اَبْصَرْتُمْ، وَ اُسْمِعْتُمْ اِنْ سَمِعْتُمْ، وَ هُديتُمْ اِنِ اهْتَدَيْتُمْ، وَ بِحَقٍّ اَقُولُ لَکُمْ: لَقَدْ جاهَرَتْکُمُ الْعِبَرُ، و زُجِرْتُمْ بِما فيهِ مُزْدَجَر، وَ ما يُبَلِّغُ عَنِ اللهِ بَعْدَ رُسُلِ السَّماءِ اِلاَّ الْبَشَرُ.

Hz. Ali bu hutbesinde insanları gafletten uyandırmaktadır:

 

Gerçekten de siz, içinizden ölen kimselerin gördüğünü görseydiniz feryat eder, inleyip sızlardınız; korkar dinler, itaat ederdiniz. Ama onların gördüklerini göremiyorsunuz, onların gördükleri şey örtülüdür sizlere. Ama yakında kaldırılacak o perde.

 

Gerçekten sizler görücü olursanız, sizleri görücü kıldılar; duyucu olursanız, sizleri duyucu kıldılar; hidayeti kabul ederseniz sizlere hidayet ettiler! Gerçek söylüyorum; şüphesiz ki ibret verici şeyler açıklandı, zahir kılındı size. Sakıncalı şeylerden de men edildiniz. Gök elçilerinden (meleklerden)
sonra da Allah’ın hükümlerini ancak bir insan tebliğ eder, ulaştırır size. (Meleklerin gelip de size ilâhî hükümleri tebliğ etmesini beklemeyin.)