Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 197 – Kendi Faziletlerini Beyan

وَمِن کلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
يُنَبِّهُ فيهِ عَلى فَضيلَتِهِ لِقَبُولِ قَوْلِهِ وَاَمْرِهِ وَنَهْيِهِ

Hz. Ali, Kufe’de hilafeti esnasında irad ettiği bu hutbesinde Allah ve Resulü’nün emir ve yasaklarını kabul edişindeki faziletini hatırlatarak ve halkı uyararak şöyle buyurdu:

وَلَقَدْ عَلِمَ آلْمُسْتَحْفَظُونَ مِنْ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ (صلي الله عليه و آله) أَنِّي لَمْ أَرُدَّ عَلَى آللهِ وَلا عَلَى رَسُولِهِ سَاعَةً قَطُّ. وَلَقَدْ وَاسَيْتُهُ بِنَفْسِي فِي آلْمَوَاطِنِ الَّتِي تَنْکُصُ فِيهَا آلْأَبْطَالُ، وَتَتَأَخَّرُ فِيهَا آلْأَقْدَامُ، نَجْدَةً أَکْرَمَنِي آللهُ بِهَا.

Muhammed’in ashabından olup onu ve dinini koruyanlar, benim bir an bile Allah’ın ve Resul’ünün emrini reddetmediğimi bilirler. Cesur yiğitlerin dayanamayıp geriledikleri tehlikeli anlarda bile, Allah’ın bana ihsan ettiği cesaretle canımı yoluna koydum.

وَلَقَدْ قُبِضَ رَسُولُ آللهِ (صلي الله عليه و آله) وَإِنَّ رَأْسَهُ لَعَلَى صَدْرِي. وَلَقَدْ سَالَتْ نَفْسُهُ فِي کَفِّي، فَأَمْرَرْتُهَا عَلَى وَجْهِي. وَلَقَدْ وُلِّيتُ غُسْلَه (صلي الله عليه و آله) وَآلْمَلائِکَةُ أَعْوَانِي، فَضَجَّتِ آلدَّارُ وَالْأَفْنِيَةُ. مَلَأٌ يَهْبِطُ، وَمَلَأٌ يَعْرُجُ، وَمَا فَارَقَتْ سَمْعِي هَيْنَمَةٌ مِنْهُمْ. يُصَلُّونَ عَلَيْهِ حَتَّى وَارَيْنَاهُ فِي ضَرِيحِهِ. فَمَنْ ذَا أَحَقُّ بِهِ مِنِّي حَيًّا وَمَيِّتاً؟ فَانْفُذُوا عَلَى بَصَائِرِکُمْ، وَلْتَصْدُقْ نِيَّاتُکُمْ فِي جِهَادِ عَدُوِّکُمْ. فَوَآلَّذِي لا إِلهَ إِلاَّ هُوَ إِنِّي لَعَلَى جَادَّةِ آلْحَقِّ، وَإِنَّهُمْ لَعَلَى مَزَلَّةِ آلْبَاطِلِ. أَقُولُ مَا تَسْمَعُونَ، وَأَسْتَغْفِرُ آللهَ لِي وَلَکُمْ!

Resulullah, başı göğsümde, bedeni ellerimde olduğu hâlde can verdi ve böylece gözlerimin önünde geçti gitti. O’nu (s.a.a) yıkamayı üstlendim, melekler de bana yardım ediyordu. Adeta evin altı üstü feryad ediyordu. Bir grup melek iniyor, bir grup da göğe çıkıyordu. O’nu yatacağı yere koyuncaya kadar, meleklerin selâm ve dua sesleri, feryat ve figanları kulağımdan gitmemişti. Ölüyken de diriyken de O’na benden daha layık kim var!? Basiretinizi çalıştırın, düşmanınızla savaşma niyetinizde sadık olun. Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a andolsun ki, ben dosdoğru hak yoldayım; onlar ise ayakları kaydıran batıl yoldalar. Duyduklarınızı söylüyor, Allah’tan kendim ve sizin için bağışlanma diliyorum.