وَ مِن خُطبَةٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
فِي أوائِلِ خِلافَتِهِ
H. 35 yılında, hilafetinden sonraki ilk konuşması olduğu söylenmektedir:
Hilâfetlerinin ilk zamanlarındaki hutbelerinden
إِنَّ آللهَ سُبْحَانَهُ أَنْزَلَ کِتَابآ هَادِيآ بَيَّنَ فِيهِ آلْخَيْرَ وَ آلشَّرَّ؛ فَخُذُوا نَهْجَ آلْخَيْرِ تَهْتَدُوا، وَ آصْدِفُوا عَنْ سَمْتِ الشَّرِّ تَقْصِدُوا.
آلْفَرَائِضَ آلْفَرَائِضَ! أَدُّوهَا إِلَى آللهِ تُؤَدِّکُمْ إِلَى آلْجَنَّةِ. إِنَّ آللهَ حَرَّمَ حَرَامآ غَيْرَ مَجْهُولٍ، وَ أَحَلَّ حَلالاً غَيْرَ مَدْخُولٍ، وَ فَضَّلَ حُرْمَةَ آلْمُسْلِمِ عَلَى آلْحُرَمِ کُلِّهَا، وَ شَدَّ بِالإِخْلاصِ وَ التَّوْحِيدِ حُقُوقَ آلْمُسْلِمِينَ فِي مَعَاقِدِهَا، «فَالْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ آلْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَ يَدِهِ» إِلاَّ بِالْحَقِّ، وَ لا يَحِلُّ أَذَى آلْمُسْلِمِ إِلاَّ بِمَا يَجِبُ.
Münezzeh olan Allah, hayrı ve şerri açıklayan, doğru yolu gösteren kitabı indirdi. Hidayete ermek için hayır yolunu tutun ve adil olmak için de şer cihetinden yüz çevirin.
Farzlara, farzlara dikkat edin! Onları Allah için eda edin ki sizi (neticede) cennete götürürler. Allah bilinmez olmayan şeyleri haram, aybı olmayan şeyleri de helal kılmıştır. Müslümanın hürmetini (dokunulmazlığını) bütün hürmetlerden üstün kıldı. Müslümanların haklarını yerinde, ihlâs ve tevhit ile güçlendirdi. “Müslüman, haklı olması müstesna, Müslümanların elinden ve dilinden selâmette olduğu kişidir.”
Gerekmedikçe bir Müslümana eza etmek helal olmaz.
Gerçekten de Allah doğru yolu gösteren kitabı indirdi; onda hayrı, şerri bildirdi. Hayır yolunu tutun, hidâyete erin; şer yönünden sapın, orta yoldangidin.
Farzları yerine getirin; onları edâ edin ki, o yüzden Allah sizi cennete sevk etsin. Allah harâmı harâm etti; bilinmez değil bunlar. Helâli helâl etti, kınanmaz onlar. Müslüman’ın hürmetini bütün hürmetlerden üstün etti; Müslümanların haklarını, yerli yerinde, ihlâs ve tevhid ile kuvvetlendirdi. Müslümanların haklarını, yerli yerinde, ihlâs ve tevhid ile kuvvetlendirdi. Müslüman, o kişidir ki Müslümanlar, onun dilinden, elinden esenlikte olsunlar, meğer ki bir hak dolayısıyla ona cezâ gereksin. Vâcip bir şey olmadıkça Müslüman’ı incitmek helâl değildir.1
…
1 – Müslüman, Müslümanların elinden, dilinden selâmette oldukları kişidir (Hadis, Câmi’, 2, s.172). Müslümanların, elinden, dilinden selâmette oldukları kişi Müslüman’dır. Mümin de insanların, kendisinden canlarını, mallarını emin gördükleri adamdır (aynı sahife).
بَادِِرُوا أَمْرَ آلْعَامَّةِ وَ خَاصَّةَ أَحَدِکُمْ وَ هُوَ آلْمَوْتُ، فَإِنَّ النَّاسَ أَمَامَکُمْ، وَ إِنَّ السَّاعَةَ تَحْدُوکُمْ مِنْ خَلْفِکُمْ، تَخَفَّفُوا تَلْحَقُوا، فَإِنَّمَا يُنْتَظَرُ بِأَوَّلِکُمْ آخِرُکُمْ.
آتَّقُوا اللهَ فِي عِبَادِهِ وَ بِلادِهِ، فَإِنَّکُمْ مَسْؤُولُونَ حَتَّى عَنِ آلْبِقَاعِ وَ آلْبَهائِمِ. أَطِيعُوا آللهَ وَ لا تَعْصُوهُ، وَ إِذَا رَأَيْتُمُ آلْخَيْرَ فَخُذُوا بِهِ، وَ إِذَا رَأَيْتُمُ الشَّرَّ فَأَعْرِضُوا عَنْهُ.
Hepinize teker teker gelip çatacak olan genel ölüme koşunuz. İnsanlar (veya korku) önünüzde, kıyamet ise ardınızdan sizi sürüp durmaktadır. Yükünüzü hafifletin de kervana katılın; çünkü ilk gideniniz, son geleni beklemektedir. Kulları ve beldeleri hakkında Allah’tan korkun. Çünkü yerlerden ve hayvanlardan bile sorumlusunuz. Allah’a itaat edin, O’na isyan etmeyin, hayrı gördüğünüz zaman onu alın, şerri gördüğünüzde onu terk edin.
Herkese gelip çatacak ve birer birer hepinize gelecek olan şeye hazırlanın ki o da ölümdür. İnsanlar, ölüm önünüzdedir, kıyametse ardınızda sizi âhirete doğru sürüp durmadadır. Tez olun da kervana erişin; çünkü önce gideniniz, sonda kalanı beklemektedir. Kulları, şeherleri hususunda Allah’tan çekinin; çünkü yerlerden ve hayvanlardan bile sorumlusunuz: Allah’a itâat edin, ona isyan etmeyin; hayrı gördünüz mü onu kabûl edin, şerri gördünüz mü yüz çevirin ondan.2
…
2 – Haksız yere bir serçeyi bile öldüren, kıyamet günü Allah tarafından soruya çekilir (Hadis, Câmi’, 2, s.162). Ağaç keseni Allah tepesi üstü cehenneme atar (aynı, s.164).