Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 138 – Büyük Olaylara İşaret 2

وَمِن خُطبَةٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
يُومِىءُ فِيها إلى ذِکْرِ الْمَلاَحِمِ

Gelecekle ilgili önemli olayları haber vermektedir:

يَعْطِفُ الْهَوى عَلَى الْهُدَى، إذا عَطَفُوا الْهُدَى عَلَى الْهَوَى، وَيَعْطِفُ الرَّأْيَ عَلَى الْقُرْآنِ إذا عَطَفُوا الْقُرْآنَ عَلَى الرَّأْيِ.

Onlar hidayete karşı hevalarına uymak istediklerinde o da (Hz. Mehdi) hevaya karşı hidayete uymayı ister. Onlar Kur’ân’a karşı reylerini isterlerse, o da reye karşı Kur’ân’a uymayı ister.

ومنها: حَتَّى تَقُومَ الْحَرْبُ بِکُمْ عَلَى سَاقٍ، بَادِياً نَوَاجِذُهَا، مْملُوءَةً أَخْلاَفُهَا، حُلْواً رَضَاعُهَا، عَلْقَماً عَاقِبَتُهَا. أَلا وَفِي غَدٍ ـ وَسَيَأْتِي غَدٌ بِمَا لا تَعْرِفُونَ ـ يَأْخُذُ الْوَالِي مِنْ غَيْرِهَا عُمَّالَهَا عَلَى مَسَاوِىءِ أَعْمَالِهَا، وَتُخْرِجُ لَهُ الْأَرْضُ أَفَالِيذَ کَبِدِهَا، وَتُلْقِي إلَيْهِ سِلْماً مَقَالِيدَهَا، فَيُرِيکُمْ کَيْفَ عَدْلُ السِّيرَةِ، وَيُحْيِي مَيِّتَ الْکِتَابِ وَالسُّنَّةِ.

…Savaş her yana yayıldığı, diz boyu yükselip şiddetlendiği zaman, doğumu yaklaşmış hamile kadınlar gibi göğüsler dolar, verdiği süt önce tatlı gelir, sonra acır. Yarın bilmediğiniz olaylar olacak, Emir Sahibi (Hz. Mehdi), onlardan kötülük yapan kimseleri sorguya çekecek; yeryüzü, içinde altın ve gümüş cinsinden ne varsa dışarı atacak, servet ve hazinelerini ona sunacak. O da adalet nasıl uygulanılırmış, onlara gösterecek; Kitab’a ve sünnete tekrar hayat verecek.

منها: کَأَنِّي بِهِ قَدْ نَعَقَ بِالشَّامِ، وَفَحَصَ بِرَايَاتِهِ فِي ضَوَاحِي کُوفَانَ، فَعَطَفَ عَلَيْهَا عَطْفَ الضَّرُوسِ، وَفَرَشَ الْأَرْضَ بِالرُّوُوسِ. قَدْ فَغَرَتْ فَاغِرَتُهُ، وَثَقُلَتْ فِي الْأَرْضِ وَطْأَتُهُ، بَعِيدَ الْجَوْلَةِ، عَظِيمَ الصَّوْلَةِ. وَاللهِ لَيُشَرِّدَنَّکُمْ فِي أَطْرَافِ الْأَرْضِ حَتَّى لا يَبْقَى مِنْکُمْ إِلاَّ قَلِيلٌ، کَالْکُحْلِ فِي الْعَيْنِ، فَلا تَزَالُونَ کَذلِکَ، حَتَّى تَوُوبَ إلَى الْعَرَبِ عَوَازِبُ أَحْلاَمِهَا! فَالْزَمُوا السُّنَنَ الْقَائِمَةَ، وَالاْثَارَ الْبَيِّنَةَ، والْعَهْدَ الْقَرِيبَ الَّذِي عَلَيْهِ بَاقِي النُّبُوَّةِ. وَاعْلَمُوا أَنَّ الشّيْطَانَ إنَّمَا يُسَنِّي لَکُمْ طُرُقَهُ لِتَتَّبِعُوا عَقِبَهُ.

…(Mervan b. Hakem veya Süfyanî’nin) Şam’dan seslendiğini, Kûfe civarında bayraklarını dalgalandırdığını ve sütünün sağılmasına kızan deve gibi saldırdığını görür gibiyim! Yeryüzünü başlarla örtecek, ağzı açık, adımları ağır, hareketi geniş, saldırısı büyüktür. Allah’a andolsun sizleri yeryüzüne dağıtıp paramparça edecek ve gözde kalan sürme gibi geride pek azınız kalacak. Bu, aklını yitiren Arabın aklı başına gelinceye kadar sürüp gidecek. O hâlde yaşayan sünnete, apaçık hükümlere, nübüvvet mirasını (günümüze) taşıyan size yakın ahde/ilme uyun. Bilin ki Şeytan, uyasınız diye kendi yollarını sizlere kolay göstermektedir.