Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 136 – Biat Meselesi 1

وَمِن کَلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ فِي أمْرِ البَيْعَةِ
لَمْ تَکُنْ بَیْعَتُکُمْ إیَّایَ فَلْتَةً، وَلَیْسَ أَمْرِی وَأَمْرُکُمْ وَاحِداً. إنِّی أُرِیدُکُمْ للهِ وَأَنْتُمْ تُرِیدُونَنِی لإَنْفُسِکُمْ.أیُّهَا النَّاسُ، أَعِینُونی عَلَى أَنْفُسِکُمْ، وَایْمُ اللهِ لاَُنْصِفَنَّ الْمَظْلُومَ مِنْ ظَالِمِهِ، وَلَأَقُودَنَّ الظَّالِمَ بِخِزَامَتِهِ، حَتَّى أُورِدَهُ مَنْهَلَ الْحَقِّ وَإنْ کَانَ کَارِهاً.

Biat hakkında şöyle buyurmuştur:

 

Bana biat etmeniz tesadüf ve düşünülmeden yapılan bir iş değildi. Benim işimle sizin işiniz bir değildir. Ben, sizi Allah için istiyorum; sizse beni kendiniz için istiyorsunuz.

 

Ey İnsanlar! Kendi aleyhinize olsa bile, bana yardım edin. Allah’a andolsun mazlumun hakkını zalimden alacağım, zalimin burnuna halka takıp gem vuracağım, deve gibi istemese bile hakkın kaynağına zorla sürüp götüreceğim.