Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 120 – Kendi ve Ehl-i Beytinin Faziletlerini Beyan

وَمِن کَلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
يَذْکُرُ فَضْلَهُ وَيَعِظُ النَّاسَ
تَاللهِ لَقَدْ عُلِّمْتُ تَبْلِيغَ الرِّسَالاَتِ، وَإتْمَامَ الْعِدَاتِ، وَتَمَامَ الْکَلِمَاتِ. وَعِنْدَنَا ـ أَهْلَ الْبَيْتِ ـ أَبْوَابُ الْحُکْمِ وَضِيَاءُ الاَْمْرِ. أَلا وَإنَّ شَرَائِعَ الدِّينِ وَاحِدَةٌ، وَسُبُلَهُ قَاصِدَةٌ. مَنْ أَخَذَ بِهَا لَحِقَ وَغَنِمَ، وَمَنْ وَقَفَ عَنْهَا ضَلَّ وَنَدِمَ. اَعْمَلُوا لِيَوْمٍ تُذْخَرُ لَهُ الذَّخَائِرُ، (وَتُبْلَى فِيهِ السَّرَائِرُ) وَمَنْ لايَنْفَعُهُ حَاضِرُ لُبِّهِ فَعَازِبُهُ عَنْهُ أَعْجَزُ، وَغَائِبُهُ أَعْوَزُ. وَاتَّقُوا نَاراً حَرُّهَا شَدِيدٌ، وَقَعْرُهَا بَعِيدٌ، وَحِلْيَتُهَا حَدِيدٌ، وَشَرَابُهَا صَدِيدٌ، أَلا وَإنَّ اللِّسَانَ الصَّالِحَ يَجْعَلُهُ اللَّهُ تَعَالَى لِلْمَرْءِ فِي النّاسِ، خَيْرٌ لَهُ مِنَ الْمَالِ يُورِثُهُ مَنْ لا يَحْمَدُهُ.

Bu hutbesinde halka üstünlüklerini anlatmakta ve öğüt vermektedir:

 

Allah’a andolsun, tebliğ edilen emirlerin, tamamlanan vaatlerin, söylenen sözlerin tümü bana öğretildi. Hikmetin kapıları, işlerin/emirlerin ışığı biz Ehli Beyt’tedir. Dikkat edin! Dinin hükümleri birdir, yolu düz ve doğrudur. Kim ona tâbi olursa hedefe ulaşır, kazanır; kim ondan geri durur uzaklaşırsa, sapar ve pişman olur.

 

Azıkların hazırlanacağı, gizli şeylerin açığa çıkacağı gün için çalışıp çabalayın. Aklı nezdinde hazır olan şeylerin kendisine fayda vermediği kişi, aklı nezdinde gizli olan şeyler hususunda daha fazla acze düşer, yoksun düşer ve şaşkınlık içinde kalır. Harareti şiddetli, dibi derin, ziyneti demir, içeceği irin olan ateşten sakının.

 

Bilin ki, Allah’ın insanlar içinde bir kişiye güzel ün vermesi, teşekkür etmeyene miras bırakacağı mal vermesinden daha hayırlıdır.