وَمِن کَلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
يَذْکُرُ فَضْلَهُ وَيَعِظُ النَّاسَ
تَاللهِ لَقَدْ عُلِّمْتُ تَبْلِيغَ الرِّسَالاَتِ، وَإتْمَامَ الْعِدَاتِ، وَتَمَامَ الْکَلِمَاتِ. وَعِنْدَنَا ـ أَهْلَ الْبَيْتِ ـ أَبْوَابُ الْحُکْمِ وَضِيَاءُ الاَْمْرِ. أَلا وَإنَّ شَرَائِعَ الدِّينِ وَاحِدَةٌ، وَسُبُلَهُ قَاصِدَةٌ. مَنْ أَخَذَ بِهَا لَحِقَ وَغَنِمَ، وَمَنْ وَقَفَ عَنْهَا ضَلَّ وَنَدِمَ. اَعْمَلُوا لِيَوْمٍ تُذْخَرُ لَهُ الذَّخَائِرُ، (وَتُبْلَى فِيهِ السَّرَائِرُ) وَمَنْ لايَنْفَعُهُ حَاضِرُ لُبِّهِ فَعَازِبُهُ عَنْهُ أَعْجَزُ، وَغَائِبُهُ أَعْوَزُ. وَاتَّقُوا نَاراً حَرُّهَا شَدِيدٌ، وَقَعْرُهَا بَعِيدٌ، وَحِلْيَتُهَا حَدِيدٌ، وَشَرَابُهَا صَدِيدٌ، أَلا وَإنَّ اللِّسَانَ الصَّالِحَ يَجْعَلُهُ اللَّهُ تَعَالَى لِلْمَرْءِ فِي النّاسِ، خَيْرٌ لَهُ مِنَ الْمَالِ يُورِثُهُ مَنْ لا يَحْمَدُهُ.
Bu hutbesinde halka üstünlüklerini anlatmakta ve öğüt vermektedir:
Allah’a andolsun, tebliğ edilen emirlerin, tamamlanan vaatlerin, söylenen sözlerin tümü bana öğretildi. Hikmetin kapıları, işlerin/emirlerin ışığı biz Ehli Beyt’tedir. Dikkat edin! Dinin hükümleri birdir, yolu düz ve doğrudur. Kim ona tâbi olursa hedefe ulaşır, kazanır; kim ondan geri durur uzaklaşırsa, sapar ve pişman olur.
Azıkların hazırlanacağı, gizli şeylerin açığa çıkacağı gün için çalışıp çabalayın. Aklı nezdinde hazır olan şeylerin kendisine fayda vermediği kişi, aklı nezdinde gizli olan şeyler hususunda daha fazla acze düşer, yoksun düşer ve şaşkınlık içinde kalır. Harareti şiddetli, dibi derin, ziyneti demir, içeceği irin olan ateşten sakının.
Bilin ki, Allah’ın insanlar içinde bir kişiye güzel ün vermesi, teşekkür etmeyene miras bırakacağı mal vermesinden daha hayırlıdır.
Andolsun Allah’a ki tebliğ edilen emirleri, tamamlanan vaadleri, söylenen tüm sözleri bildim ben. Biz Ehlibeytin katındadır hikmetin kapıları; işlerin, aydınlatıcı ışıkları. Bilin ki dinin hükmü birdir; yolları pürüzsüz, aksaksız-dır. Kim onlara uyar, o yolu tutarsa umduğuna erer, ganimetler elde eder; kim durursa, o yoldan saparsa nedâmete düşer. Azıkların hazırlandığı gün için, gizli şeylerin meydana çıkacağı çağ için çalışın. Kime, bugünkü aklı fayda vermezse ondan uzak olan akıl, fayda vermekte daha da fazla acze düşer, zahmete uğrar; açık olmayan can gözü göremez olur; gerçekten kayar; bugün bir fayda elde edemeyen, yarın büsbütün hayrete dalar. Bilin ki Allah’ın insana verdiği güzel dil, doğru söz, elde ettiği maldan da hayırlıdır, kendisine karşı minnet duymayan, şükretmeyen kişiye bıraktığı mirastan da.