Nehcü’l-Belâğa

Hutbe 102 – Zorluklar Hakkında

وَمِن خُطبَةٍ لَهُ عَلَيهِ السِّلامُ تَجْرِي هذَا الْمَجْرى وَ فِيها ذِکْرُ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَ أحْوالِ النَّاسِ الْمُقْبِلَةِ

Bu hutbe de gelecek olayları beyan etmektedir:

وَ ذَلِکَ يَوْمٌ يَجْمَعُ اللّهُ فِيهِ الْأَوَّلِينَ وَ الاْخِرِينَ لِنِقَاشِ الْحِسَابِ، وَجَزَاءِ الْأَعْمَالِ، خُضُوعآ، قِيامآ، قَدْ أَلْجَمَهُمُ الْعَرَقُ، وَ رَجَفَتْ بِهِمُ الْأَرْضُ، فَأَحْسَنُهُمْ حَالا مَنْ وَجَدَ لِقَدَمَيْهِ مَوْضِعآ، وَ لِنَفْسِهِ مُتَّسَعآ.

İşte o gün (kıyamet), Allah’ın önce gelenleri de sonra gelenleri de hesaba çekmek, amellerinin karşılığını vermek için topladığı gündür. Herkes boyun eğmiş olarak ayakta beklemektedir. Ter ağızlarına gem vurmuş, yeryüzü onlarla beraber titremektedir. Onların içinde durumları en iyi olan, ayağını basacak yer bulup kendine geniş bir yer tutandır.

و منها:
فِتَنٌ کَقِطَعِ الْلَّيْلِ الْمُظْلِمِ، لا تَقُومَ لَهَا قَائِمَةٌ، وَ لا تُرَدُّ لَهَا رَايَةٌ، تَأْتِيکُمْ مَزْمُومَةً مَرْحُولَةً:
يَحْفِزُهَا قَائِدُهَا، وَ يَجْهَدُهَا رَاکِبُهَا، أَهْلُهَا قَوْمٌ شَدِيدٌ کَلَبُهُمْ، قَلِيلٌ سَلَبُهُمْ، يُجَاهِدُهُمْ فِي سَبِيلِ اللهِ قَوْمٌ أَذِلَّةٌ عِنْدَ الْمُتَکَبِّرِينَ، فِي الأَرْضِ مَجْهُولُونَ، وَ فِي السَّماءِ مَعْرُوفُونَ.
فَوَيْلٌ لَکِ يَا بَصْرَةُ عِنْدَ ذلِکَ، مِنْ جَيْشٍ مِنْ نِقَمِ الله! لا رَهَجَ لَهُ، وَ لا حَسَّ، وَسَيُبْتَلَى أَهْلُکِ بِالْمَوتِ الْأَحْمَرِ، وَالْجُوعِ الْأَغْبَرِ).

…Fitneler gece karanlığı gibi her yere iner, hiç kimse ve hiçbir bayrak ona karşı duramaz, gemlenmiş palanlı develer gibi size gelir, sürücüsü sürüp getirir, binicisi onu hızla koşturur. Ona binenin belası şiddetli, kayıpları azdır. Onlarla, ancak yeryüzünde tanınmayan fakat göklerde tanınan, mütekebbirler tarafından hor görülen bir topluluk Allah yolunda savaşır. İşte o zaman, eyvahlar olsun sana ey Basra! Sesi duyulmayan, tozu görülmeyen Allah’ın intikam ordusu geldiğinde senin halkın kızıl ölümle helak olur, yok edici bir açlığa düçar olur.