وَقَالَ عَلَيهِ السَّلَام
لاِبْنِهِ الْحَسَنِ (عليه السلام)
لاَ تُخَلِّفَنَّ وَرَاءَکَ شَيْئاً مِنَ الدُّنْيَا، فَإِنَّکَ تُخَلِّفُهُ لِأَحَدِ رَجُلَيْنِ: إِمَّا رَجُلٍ عَمِلَ فِيهِ بِطَاعَةِ آللّهِ فَسَعِدَ بِمَا شَقِيتَ بِهِ، وَ إِمَّا رَجُلُ عَمِلَ فِيهِ بِمَعْصِيَةِ آللّهِ فَشَقِيَ بِمَا جَمَعْتَ لَهُ؛ فَکُنْتَ عَوْناً لَهُ عَلَى مَعْصِيَتِهِ، وَلَيْسَ أَحَدُ هذَيْنِ حَقِيقاً أَنْ تُؤْثِرَهُ عَلَى نَفْسِکَ.
Oğlu İmam Hasan’a (a.s) hitaben şöyle buyurdu:
Ey oğlum, dünyadan ardında bir şey bırakma. Zira şu iki kişiden birine bırakmış olursun: Eğer Allah’a itaat yolunda harcayan olursa, senin bahtsızlığa düşerek elde ettiğinle o mutlu olur. Eğer Allah’a isyan yolunda harcayan olursa, senin topladıkların yüzünden bahtsız olmuş olacaktır; sen de ona günahında yardım etmiş sayılacaksın. Dolayısıyla bunlardan hiçbirini kendine tercih etmen doğru değildir.
(Bu söz şu şekilde de rivayet edilmiştir:)
Dünya malından elinde olan şeyin senden önce bir sahibi vardı; senden sonra da bir sahibi olacaktır; sen de şu iki kişiden birine topluyorsun: Allah’a itaat yolunda harcayan birisi olursa, senin ziyana uğrayarak elde ettiklerinle saadete erer. Yok, eğer Allah’a isyan yolunda harcayan olursa, senin onun için topladıklarınla perişan olur. Bu her ikisini de kendine tercih etmen ve onlar için sırtında yük (günah) taşıman doğru değildir. O hâlde giden için Allah’ın rahmetini, kalanlar için de Allah’ın rızkını um!