وَقَالَ عَلَيهِ السَّلَامُ
الْعَيْنُ حَقٌّ، وَ الرُّقَى حَقٌّ، وَ السِّحْرُ حَقٌّ، وَ آلْفَأْلُ حَقٌّ، وَالطِّيرَةُ لَيْسَتْ بِحَقٍّ، وَآلْعَدْوَى لَيْسَتْ بِحَقٍّ، وَالطِّيبُ نُشْرَةٌ، وَآلْعَسَلُ نُشْرَةٌ، وَ الرُّکُوبُ نُشْرَةٌ، وَالنَّظَرُ إِلَى آلْخُضْرَةِ نُشْرَةٌ.
Nazar gerçektir, tılsım gerçektir, sihir gerçektir ve uğur gerçektir. Ama uğursuzluk gerçek değildir, salgın (Allahîn izni olmaksızın) gerçek değildir. Güzel koku, bal, binicilik ve yeşilliğe bakmak koruyucudur. (şifadır.)