وَهَنَّأ بِحَضْرَتِهِ رَجُلٌ رَجُلاً بِغُلامٍ وُلِدَ لَهُ فَقالَ لَهُ: لِيُهْنِئْکَ آلْفَارِسُ؛
فَقَالَ عَلَيهِ السَّلَامُ
لاَتَقُلْ ذلِکَ، وَلکِنْ قُلْ: شَکَرْتَ آلْوَاهِبَ، وَبُورِکَ لَکَ فِي آلْمَوْهُوبِ، وَبَلَغَ أَشُدَّهُ، وَرُزِقْتَ بِرَّهُ.
Oğlu olan birine, “Süvarin mübarek olsun” diyene şöyle buyurdu: Böyle söyleme! De ki: Bağışlayan Allah’a şükredici ol, sana bağışlanan mübarek olsun, rüşt ve kemale ersin ve iyiliklerinden nasiplenesin.