وَقَالَ عَلَيهِ السَّلَامُ
فِي صِفَةِ الْمُؤْمِنِ
المُؤْمِنُ بِشْرُهُ فِي وَجْهِهِ وَحُزْنُهُ فِي قَلْبِهِ، أَوْسَعُ شَيْءٍ صَدْراً، وَأَذَلُّ شَىْءٍ نَفْساً. يَکْرَهُ آلرَّفْعَةَ، وَيَشْنَأُ السُّمْعَةَ. طَوِيلٌ غَمُّهُ، بَعِيدٌ هَمُّهُ، کَثِيرٌ صَمْتُهُ، مَشْغُولٌ وَقْتُهُ. شَکُورٌ صَبُورٌ، مَغْمُورٌ بِفِکْرَتِهِ، ضَنِينٌ بِخَلَّتِهِ، سَهْلُ آلْخَلِيقَةِ، لَيِّنُ آلْعَرِيکَةِ! نَفْسُهُ أَصْلَبُ مِنَ الصَّلْدِ، وَهُوَ أَذَلُّ مِنَ آلْعَبْدِ.
Müminin niteliği hakkında: Müminin sevinci yüzünde, hüznü kalbindedir. Göğsü her şeyden geniş, nefsi her şeyden alçaktır. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır. Gamı uzun, himmeti yücedir. Sükûtu çoktur, vakti hep doludur. Çok şükredendir, çok sabırlıdır. Derin düşüncelidir. Kimse den bir şey istemez, tabiatı yumuşaktır, mütevazıdir. Nefsi kayadan daha serttir (tavizsizdir); ama bir köleden daha alçak gönüllüdür.