وَ رُوِيَ أَنَّهُ (عليه السلام) لَمَّا وَرَدَ الْکُوفَةَ قَادِماً مِنْ صِفِّينَ مَرَّ بِالشِّبَامِيِّينَ فَسَمِعَ بُکَاءَ النِّسَاءِ عَلَى قَتْلَى صِفِّينَ وَ خَرَجَ إِلَيْهِ حَرْبُ بْنُ شُرَحْبِيلَ الشِّبَامِيِّ وَ کَانَ مِنْ وُجُوهِ قَوْمِهِ،
وَ قَالَ عَليهِ السَّلامُ
أَتَغْلِبُکُمْ نِسَاؤُکُمْ عَلَى مَا أَسْمَعُ؟ إِلاَّ تَنْهُونَهُنَّ عَنْ هذَا آلرَّنِينِ،
وَ أَقْبَلَ حَرْبٌ يَمْشي مَعَهُ، وَ هُوَ (عليه السلام) راکِبٌ،
فَقالَ (عليه السلام): اِرْجِعْ، فَإِنَّ مَشْيَ مِثْلِکَ مَعَ مِثْلِي فِتْنَةٌ لِلْوَالِي وَ مَذَلَّةٌ لِلْمُؤْمِنِ.
İmam (a.s) Sıffin Savaşı’ndan dönerken Kufe’de Şebamiyan mahallesinden geçerken kadınların Sıffin ölülerine ağladığını duydu. Kavminin büyüklerinden olan Harb bin Şürahbil-i Şebamî İmam’ın (a.s) huzuruna vardığında İmam (a.s) ona hitaben şöyle buyurdu:
Acaba duyduğum gibi kadınlarınız sizlere musallat mı olmuşlar? Neden onları sesli ağlamaktan, çığırtkanlıktan alıkoymuyorsunuz?
İmam (a.s) ata binmişken kendisini yaya olarak uğurlamak isteyen Harb’e ise şöyle buyurdu: Geriye dön; senin gibi birinin benim gibi birini yaya olarak uğurlaması yönetici için fitne, mümin içinse zillettir.