وَ قَالَ عَليهِ السَّلامُ
فَرَضَ آللّهُ آلإِيمانَ تَطْهِيراً مِنَ الشِّرْکِ، وَ الصَّلاَةَ تَنْزِيهاً عَنِ آلْکِبْرِ، وَ الزَّکاةَ تَسْبِيباً لِلرِّزْقِ، وَ الصِّيَامَ آبْتِلاَءً لاِخْلاَصِ آلْخَلْقِ، وَ آلْحَجَّ تَقْرِبَةً لِلدِّينِ، وَ آلْجَهَادَ عِزّاً لِلإِسْلاَمِ، وَ آلأَمْرَ بِالْمَعْرُوفِ مَصْلَحَةً لِلْعَوَامِّ، وَ النَّهْيَ عَنِ آلْمُنْکَرِ رَدْعاً لِلسُّفَهَاءِ، وَ صِلَةَ الرَّحِمِ مَنْماةً لِلْعَدَدِ، وَ القِصَاصَ حَقْناً لِلدِّمَاءِ، وَ إِقَامَةَ آلْحُدُودِ إِعْظَاماً لِلْمَحَارِمِ، وَ تَرْکَ شُرْبِ آلْخَمْرِ تَحْصِيناً لِلْعَقْلِ، وَ مُجَانَبَةَ السَّرِقَة إِيجاباً لِلْعِفَّةِ، وَ تَرْکَ الزِّنَى تَحْصِيناً لِلنَّسَبِ، وَ تَرْکَ آللِّوَاطِ تَکْثِيراً لِلنَّسْلِ، وَالشَّهَادَاتِ آسْتِظْهَاراً عَلَى آلْمجَاحَدَاتِ، وَ تَرْکَ آلْکَذِبِ تَشْرِيفاً لِلصِّدْقِ، وَ السَّلاَمَ أَمَاناً مِنَ آلْمخَاوِفِ، وَ آلأَمَانَةَ نِظَاماً لِلاأُمَّةِ، وَ الطَّاعَةَ تَعْظِيماً لِلإِمَامَةِ.
Allah imanı, şirki temizlemek; namazı, kibirden uzak tutmak; zekâtı, rızka bir sebep; orucu, yaratıkların ihlâsını denemek; haccı, inananların din için yakınlaşmalarını sağlamak; cihadı, İslâm’ı yüceltmek; iyiliği emretmeyi, cahil halkın maslahatı; kötülükten nehyetmeyi, akılsızların engellenmesi; sıla-i rahimi, akraba sayılarının artması; kısası, kanların korunması; haddi (şer’i cezayı) uygulamayı, haramların küçük görülmemesi; şarabın içilmemesini, aklın korunması; hırsızlıktan uzak durmayı, iffetin gerekliliği; zinanın terk edilmesini, soyu korumak; eşcinselliğin terkini, nesli çoğaltmak; tanıklığı, inkâr edilen hakların elde edilmesi; yalan konuşmaktan sakınmayı, doğruluğu şereflendirmek; selâmı, korkulardan güvende olmak; imameti, ümmetin düzene girmesi; itaati de imamet makamını ululamak için farz kıldı.