وَ قَالَ عَليهِ السَّلامُ
فِي صِفَةِ الْغَوْغَاءِ:
هُمُ الَّذِينَ إِذَا اجْتَمَعُوا غَلَبُوا، وَ إِذَا تَفَرَّقُوا لَمْ يُعْرَفُوا. وَ قِيلَ: بَلْ قال (عليه السلام): هُمُ الَّذِينَ إِذَا اجْتَمَعُوا ضَرُّوا، وَ إِذَا تَفَرَّقُوا نَفَعُوا. فَقِيلَ: قَدْ عَرَفْنَا مَضَرَّةَ اجْتِمَاعِهِمْ، فَمَا مَنْفَعَةُ افْتِرَاقِهِمْ؟
فَقَالَ: يَرْجِعُ أَصْحَابُ الْمِهَنِ إِلَى مِهْنَتِهِمْ، فَيَنْتَفِعُ النَّاسُ بِهِمْ، کَرُجُوعِ الْبَنَّاءِ إِلَى بِنَائِهِ، وَ النَّسَّاجِ إِلَى مَنْسَجِهِ، وَ الْخَبَّازِ إِلَى مَخْبَزِهِ.
Ayak takımı rezil insanların sıfatları hakkında şöyle buyurmuştur: Bunlar öyle kimselerdir ki toplanınca üstün gelirler, dağılınca tanınmazlar.
Bazı raviler: “Hayır, İmam Ali (a.s) şöyle buyurdu” demişlerdir:
Bunlar öyle kimselerdir ki, toplanınca zarar, dağıldıklarında ise fayda verirler.
“Toplanmalarının zararlı olduğunu anladık da dağılmalarının yararı nedir?” diye sorulunca da şöyle buyurdu: Ustanın binasına, dokumacının dokuma mahalline ve fırıncının fırınına döndüğü gibi, işi olanlar işine döner ve insanlar onlardan faydalanır.